<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>halk iradesi &#8211; Ayb&uuml;ke T&uuml;rk Haber</title>
	<atom:link href="https://www.aybuketurkhaber.com/tag/halk-iradesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aybuketurkhaber.com</link>
	<description>&#34;Habere Bozkutça Bakış&#34;</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Jan 2026 21:05:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.aybuketurkhaber.com/wp-content/uploads/2025/12/bozkurt-150x150.png</url>
	<title>halk iradesi &#8211; Ayb&uuml;ke T&uuml;rk Haber</title>
	<link>https://www.aybuketurkhaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İdam Durduran Lider, Katliama Göz Yuman Başkan!</title>
		<link>https://www.aybuketurkhaber.com/idam-durduran-lider-katliama-goz-yuman-baskan/</link>
					<comments>https://www.aybuketurkhaber.com/idam-durduran-lider-katliama-goz-yuman-baskan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 21:05:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[800 idam iddiası]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD ambargoları]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Dış Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[ABD-İsrail ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[algı operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[ambargo politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[barış söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[basın mensuplarının öldürülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[batı medyası]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz saray]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel istikrarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[CIA]]></category>
		<category><![CDATA[çifte standart]]></category>
		<category><![CDATA[devlet içine sızma]]></category>
		<category><![CDATA[dijital medya manipülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[dış müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik savaş]]></category>
		<category><![CDATA[emperyal akıl]]></category>
		<category><![CDATA[emperyal planlar]]></category>
		<category><![CDATA[emperyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ benzeri yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[halk iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[iç karışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz istihbaratı]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[insani kriz]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[İran halkı]]></category>
		<category><![CDATA[İran idamları]]></category>
		<category><![CDATA[İran protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitik mühendislik]]></category>
		<category><![CDATA[kadın ve çocuk ölümleri]]></category>
		<category><![CDATA[Karoline Leavitt]]></category>
		<category><![CDATA[kullanışlı aparatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kürdistan planı]]></category>
		<category><![CDATA[MOSSAD]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu politikası]]></category>
		<category><![CDATA[PR siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[propaganda]]></category>
		<category><![CDATA[rejim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[rejim değiştirme operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[savaş suçları]]></category>
		<category><![CDATA[seçici vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[sivil ölümler]]></category>
		<category><![CDATA[sokak hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Trump]]></category>
		<category><![CDATA[tweet diplomasisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[vekalet savaşları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=51729</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Washington’dan gelen her açıklama gerçeği aydınlatmıyor; çoğu zaman sis perdesini daha da kalınlaştırıyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in “Trump İran’da 800 idamı durdurdu” iddiası da bu sisin son örneği. Bu açıklama ilk bakışta insani, hatta tarihi bir başarı gibi sunuluyor. Ancak meseleye biraz yakından bakıldığında ortada ciddi bir çelişki, hatta bilinçli bir &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="295" data-end="702"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p data-start="295" data-end="702">Washington’dan gelen her açıklama gerçeği aydınlatmıyor; çoğu zaman sis perdesini daha da kalınlaştırıyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in<strong><em> “Trump İran’da 800 idamı durdurdu”</em> </strong>iddiası da bu sisin son örneği. Bu açıklama ilk bakışta insani, hatta tarihi bir başarı gibi sunuluyor. Ancak meseleye biraz yakından bakıldığında ortada ciddi bir çelişki, hatta bilinçli bir algı operasyonu olduğu görülüyor.</p>
<p data-start="704" data-end="1002">Öncelikle şunu sormak gerekiyor: <strong data-start="737" data-end="842">ABD’nin ağır ambargolarla boğduğu bir ülkede yaşanan insani krizlerin ahlaki sorumluluğu kime aittir?</strong> Eğer Trump gerçekten İran halkının hayatını önemsiyorsa, neden bu halkı açlığa, ilaca erişimsizliğe ve ekonomik çöküşe mahkûm eden yaptırımlar hâlâ yürürlükte?</p>
<p data-start="1004" data-end="1422"><em><strong>“800 idam durduruldu”</strong></em> söylemi, kulağa hoş gelen ama altı boş bir siyasi propagandadan ibaret olabilir. Zira iddia edilen bu kişilerin kim olduğu, hangi suçlamalarla yargılandığı ve neden özellikle şimdi gündeme getirildiği belirsizdir. Dahası, bu isimlerin Batı merkezli yapılarla, AB ve Atlantik eksenli istihbarat ağlarıyla bağlantılı “kullanışlı aparatlar” olduğu yönündeki iddialar yabana atılacak türden değildir.</p>
<p data-start="1424" data-end="1805">Bugün İran’da yaşananlar spontane bir halk hareketi olarak okunamaz. Evet, sokağa çıkanlar İran halkıdır; ancak bu hareketlerin <strong data-start="1552" data-end="1595">dijital medya üzerinden yönlendirilmesi</strong>, Batılı medya organlarının tek merkezden üretilmiş dili ve senkronize “özgürlük” söylemleri, emperyal aklın sahnede olduğunu açıkça göstermektedir. Bu, Ortadoğu’da defalarca izlediğimiz tanıdık bir senaryodur.</p>
<p data-start="1807" data-end="2250">Trump’ın Fox News üzerinden yaptığı açıklamalar, bir devlet adamından çok bir <strong data-start="1885" data-end="1925">seçim kampanyası yürüten adayın dili</strong>ni yansıtmaktadır: <em><strong>“Eylemlere devam edin, ABD yardımı yolda.”</strong></em> Bu söylem, İran halkına duyulan bir sevgiden değil, <strong data-start="2039" data-end="2070">rejim değiştirme hedefinden</strong> beslenmektedir. Görünen odur ki ABD, İran dosyasında diplomasi defterini kapatmış; uzun vadeli, yıpratıcı ve vekâlet unsurlarına dayalı bir çatışma stratejisini devreye sokmuştur.</p>
<p data-start="2252" data-end="2619">Bu noktada kritik bir başka unsur daha vardır: İran’da FETÖ benzeri yapılanmaların varlığı iddiası. Devletin kılcal damarlarına sızmış, dış istihbarat servisleriyle temas hâlinde olan bu yapıların; CIA, MOSSAD ve İngiliz istihbarat geleneğiyle bağlantılı aparatlar olarak kullanıldığı yönündeki analizler, bölgesel güvenlik perspektifinden ciddiyetle ele alınmalıdır.</p>
<p data-start="2621" data-end="2956">Asıl tehlike ise daha derindedir. İran’daki iç karışıklıkların uzun vadede <strong data-start="2696" data-end="2733">bölgesel haritaları yeniden çizme</strong> planına hizmet etme ihtimali göz ardı edilmemelidir. Kademeli olarak oluşturulmak istenen yeni bir <strong><em>“Kürdistan havzası”,</em></strong> yalnızca İran’ı değil; Türkiye’yi, Irak’ı ve Suriye’yi de doğrudan hedef alan jeopolitik bir projedir.</p>
<p data-start="119" data-end="450">Trump’ın çelişkisi tam da burada düğümleniyor: Bir yandan<strong><em> “sivil ölümlere karşıyım”</em> </strong>diyen bir lider, diğer yandan bu ölümlerin altyapısını oluşturan ambargoları, ekonomik savaş araçlarını ve istikrarsızlaştırma politikalarını ısrarla sürdürüyor. Bu, insani bir duruş değil; <strong data-start="393" data-end="447">seçici vicdanla yürütülen emperyal bir stratejidir</strong>.</p>
<p data-start="452" data-end="847">Peki soralım: <strong data-start="466" data-end="681">ABD’nin sınırsız siyasi, askeri ve diplomatik desteğiyle İsrail’in Gazze’de katlettiği 60 bini aşkın sivilin kadınların, çocukların, bebeklerin ve görevini yapan basın mensuplarının kanının hesabını kim verecek?</strong> Hastanelerin bombalandığı, gazetecilerin hedef alındığı, toplu mezarların ortaya çıktığı Gazze’de akan kan, Trump’ın <strong><em>“insani hassasiyet”</em> </strong>söyleminin neresine düşüyor?</p>
<p data-start="849" data-end="1220">Ey barışçı geçinen Trump; madem vicdan sahibisin, <strong data-start="899" data-end="943">Gazze’deki ölümlere neden sessiz kaldın?</strong> Neden İsrail’e <em><strong>“ciddi sonuçlar”</strong></em> hatırlatılmadı? Neden bir tek yaptırım, bir tek uyarı, bir tek kırmızı çizgi görmedik? İran söz konusu olunca yüksek perdeden insan hakları nutukları atanlar, Gazze’de söz konusu olan Müslüman siviller olunca neden kör, sağır ve dilsiz kesildi?</p>
<p data-start="1222" data-end="1644">Bu sessizlik bir unutkanlık değil, bir tercihtir. Ve bu tercih bize şunu açıkça gösteriyor. Trump’ın insan hakları söylemi evrensel değil; <strong data-start="1361" data-end="1458">kime karşı, ne zaman ve hangi stratejik çıkarla kullanılacağı önceden belirlenmiş bir araçtır</strong>. İran’da idamlar üzerinden ahlaki üstünlük taslayan bir liderin, Gazze’de on binlerce masumun katledilmesini görmezden gelmesi, vicdan değil; <strong data-start="1601" data-end="1643">çıkar merkezli bir siyaset anlayışıdır</strong>.</p>
<p data-start="3289" data-end="3556">İran’a düşen görev nettir: Halkını dinlemek, meşru talepleri görmezden gelmemek ve çözümü dış müdahalelerde değil, kendi toplumsal dinamiklerinde aramaktır. Ancak aynı zamanda, ülkenin iç işlerine yönelik bu çok katmanlı müdahalelere karşı da uyanık olmak zorundadır.</p>
<p data-start="3558" data-end="3884">Sonuç olarak; Trump’ın <em><strong>“800 idamı durdurdum”</strong> </em>söylemi, tarihe bir insan hakları başarısı olarak değil, <strong data-start="3660" data-end="3709">bir rejim değiştirme operasyonunun PR cümlesi</strong> olarak geçme riski taşımaktadır. Gerçek barış, tweetlerle değil; ambargoların kaldırılmasıyla, halkların iradesine saygıyla ve emperyal hesapların terk edilmesiyle mümkündür.</p>
<p data-start="439" data-end="909">Ancak görünen odur ki Trump’ın derdi İran halkı değildir. <strong data-start="497" data-end="642">Onun kurtarmaya çalıştığı, yıllardır eğittiği, finanse ettiği, bilgi devşirdiği ve günü geldiğinde sahaya sürdüğü “kullanışlı aparatlarıdır.”</strong> Bugün <strong><em>“idamdan kurtardım”</em> </strong>diye sunulanlar, yarın İran sokaklarında <strong><em>“özgürlük”</em> </strong>etiketiyle vitrine çıkarılacak taşeronlardır. Trump, mazlumları değil; <strong data-start="792" data-end="909">yatırım yaptığı unsurları korumanın, harcadığı paranın ve kurduğu ağların boşa gitmemesinin hesabını yapmaktadır.</strong></p>
<p data-start="911" data-end="1231">Bu yüzden bu hikâyede ne vicdan vardır ne de samimiyet. Ortada yalnızca <strong data-start="983" data-end="1018">emperyal aklın soğuk muhasebesi</strong> vardır. İran halkı bu oyunun figüranı değil, öznesi olmak zorundadır. Aksi hâlde bugün <strong><em>“idamları durdurduk”</em></strong> diyenler, yarın aynı ülkeyi daha büyük bir kaosun içine sürüklemekten bir an bile tereddüt etmeyecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aybuketurkhaber.com/idam-durduran-lider-katliama-goz-yuman-baskan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran Kaynıyor mu? Halkın Öfkesi mi, Emperyal Senaryonun Perdesi mi?</title>
		<link>https://www.aybuketurkhaber.com/iran-kayniyor-mu-halkin-ofkesi-mi-emperyal-senaryonun-perdesi-mi/</link>
					<comments>https://www.aybuketurkhaber.com/iran-kayniyor-mu-halkin-ofkesi-mi-emperyal-senaryonun-perdesi-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2026 07:44:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[1979 İran Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD müdahalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Batı medyası etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel istikrarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[CIA faaliyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çin ve Rusya rekabeti]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik geçiş söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[dış müdahale endişesi]]></category>
		<category><![CDATA[döviz sübvansiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[emperyalizm eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji ve jeopolitik çıkarlar]]></category>
		<category><![CDATA[halk iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[hayat pahalılığı]]></category>
		<category><![CDATA[İran protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail faktörü]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail gölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[kontrollü kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kukla yönetim tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[küresel istihbarat]]></category>
		<category><![CDATA[Netanyahu ile ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu dengeleri]]></category>
		<category><![CDATA[rejim değişikliği senaryosu]]></category>
		<category><![CDATA[rejim karşıtı gösteriler]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Pehlevi]]></category>
		<category><![CDATA[şah rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[sürgündeki veliaht]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal öfke]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Washington Post]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=51464</guid>

					<description><![CDATA[&#124; ANALİZ HABER &#124; İran bir kez daha sokaklarda. Alevlenen protestolar, artan ölü sayıları, ekonomik darboğaz ve rejim karşıtı sloganlar… Ancak asıl soru şu: Bu öfke kimin öfkesi, bu senaryo kimin kaleminden çıktı? Ülke genelinde 27 eyalete yayılan protestolar, yalnızca hayat pahalılığıyla açıklanamayacak kadar organize, zamanlaması ise fazlasıyla manidar. Amerikan merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Ajansı’nın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>| ANALİZ HABER | </strong>İran bir kez daha sokaklarda. Alevlenen protestolar, artan ölü sayıları, ekonomik darboğaz ve rejim karşıtı sloganlar… Ancak asıl soru şu: <strong>Bu öfke kimin öfkesi, bu senaryo kimin kaleminden çıktı?</strong></p>
<p>Ülke genelinde 27 eyalete yayılan protestolar, yalnızca hayat pahalılığıyla açıklanamayacak kadar organize, zamanlaması ise fazlasıyla manidar. Amerikan merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Ajansı’nın verileri, Batı medyasının alışıldık refleksiyle servis ediliyor: Rakamlar, görüntüler, dramatik başlıklar… Ardından sahneye tanıdık bir isim çıkıyor: <strong>Rıza Pehlevi.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sürgündeki Veliaht ve Tanıdık Çağrı</strong></span></p>
<p>1979’da İran’dan kovulan şah rejiminin varisi Rıza Pehlevi, ABD ekranlarından İran halkına sesleniyor:<br />
“Şimdi ayağa kalkma zamanı.”</p>
<p>Bu çağrı yeni değil. Yıllardır aynı merkezlerden, aynı cümlelerle, aynı vaatlerle tekrarlanıyor. Ancak bu kez ton daha sert, umut daha iddialı. “Rejim çöküyor”, “geçiş sürecine hazırız” deniliyor. Peki sorulması gereken asıl soru şu: <strong>Kim hazırlıklı? İran halkı mı, yoksa bu süreci tasarlayan küresel aktörler mi?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ABD Neden İran’ı İstiyor?</strong></span></p>
<p>Washington’un İran’a ilgisi ne demokrasiyle ne de insan haklarıyla başladı.<br />
Mesele net:</p>
<ul>
<li><strong>Enerji kaynakları</strong>,</li>
<li><strong>İsrail’in güvenliği</strong>,</li>
<li><strong>Çin ve Rusya’yı çevreleme stratejisi</strong>,</li>
<li>Ve Orta Doğu’da kontrol edilemeyen son büyük aktörün dizginlenmesi.</li>
</ul>
<p>İran, ABD için yalnızca “rejim sorunu” olan bir ülke değil; <strong>itaat etmeyen bir merkez</strong>, teslim olmayan bir jeopolitik düğüm. Bu yüzden yaptırımlar yetmediğinde sokaklar konuşur, ekonomik kriz derinleştirilir, ardından “alternatif liderler” vitrine çıkarılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Şahlar İran’a Ne Kattı?</strong></span></p>
<p>Bugün Rıza Pehlevi “demokratik geçiş”ten söz ediyor.<br />
Ancak İran halkı şunu unutmuyor:</p>
<ul>
<li>SAVAK işkencelerini,</li>
<li>ABD ve İsrail güdümlü baskı rejimini,</li>
<li>Halktan kopuk, saray merkezli yönetimi,</li>
<li>Yeraltı zenginliklerinin Batı’ya peşkeş çekilmesini.</li>
</ul>
<p>Şah dönemi İran’a özgürlük değil, <strong>itaat</strong> getirdi. Kalkınma değil, <strong>bağımlılık</strong> getirdi. Peki şimdi sorulması gereken soru açık:<br />
<strong>İsrail’le poz veren, Netanyahu’nun “sıkı dostu” olan bir Pehlevi, İran halkına ne vaat ediyor?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İsrail’in Gölgesi, Kukla Endişesi</strong></span></p>
<p>Rıza Pehlevi’nin İsrail’le kurduğu yakın ilişkiler sır değil.<br />
Ağlama Duvarı’nda verilen pozlar, Netanyahu ile samimi görüntüler, Yahudi lobileriyle kurulan güçlü bağlar…</p>
<p>İran halkı şu soruyu sormakta haklı:<br />
<strong>Bu mu bağımsızlık?</strong><br />
<strong>Bu mu ulusal onur?</strong></p>
<p>İsrail’in bölgeyi kana buladığı bir dönemde, Tel Aviv’in dostu olan bir figürün Tahran’da meşruiyet bulması mümkün mü?</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>CIA Sahada mı?</strong></span></p>
<p>Ortadoğu tecrübesi olan herkes bilir:<br />
Bir ülkede ekonomik kriz derinleşiyor, döviz sübvansiyonları kesiliyor, halk sokağa dökülüyor ve ardından “sürgündeki kurtarıcı” ortaya çıkıyorsa, orada yalnızca halk yoktur.</p>
<p>Bugün İran’da:</p>
<ul>
<li>Dijital propaganda hızlandı,</li>
<li>Sosyal medya koordinasyonu arttı,</li>
<li>Batı medyası tek ses oldu.</li>
</ul>
<p>Bu tablo, <strong>CIA’nin tanıdık rejim değişikliği el kitabını</strong> hatırlatıyor. Irak’ta, Libya’da, Suriye’de görülen senaryonun İran versiyonu mu sahnede?</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İran Halkı Gaza Gelecek mi?</strong></span></p>
<p>İşte kırılma noktası burada.<br />
İran halkı rejimden memnun olmayabilir.<br />
Ama bu, <strong>başka bir boyunduruğu kabulleneceği</strong> anlamına gelmez.</p>
<p>Tarih şunu defalarca gösterdi:<br />
Emperyalizm, öfkeyi kullanır ama bedelini halk öder.</p>
<p>Bugün İran sokaklarında yankılanan sesler gerçek olabilir; fakat o seslerin yönünü tayin etmek isteyenlerin niyeti son derece karanlıktır.</p>
<p>Bu mesele yalnızca İran’ın meselesi değil.<br />
Bu, <strong>egemenlik mi, vesayet mi</strong> sorusudur.<br />
Bu, <strong>halk iradesi mi, küresel mühendislik mi</strong> tartışmasıdır.</p>
<p>İran ya kendi geleceğini kendi belirleyecek,<br />
ya da başkalarının çizdiği bir “özgürlük ambalajı” içinde yeni bir esarete sürüklenecek.</p>
<p>Ve tarih, bir kez daha soracak:<br />
<strong>Halk mı kazandı, yoksa senaryo mu?</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aybuketurkhaber.com/iran-kayniyor-mu-halkin-ofkesi-mi-emperyal-senaryonun-perdesi-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyuncular Değişti Ama Darbe Aynı! Gücün Hukuku, Hukuksuzluğun Düzeni!</title>
		<link>https://www.aybuketurkhaber.com/oyuncular-degisti-ama-darbe-ayni-gucun-hukuku-hukuksuzlugun-duzeni/</link>
					<comments>https://www.aybuketurkhaber.com/oyuncular-degisti-ama-darbe-ayni-gucun-hukuku-hukuksuzlugun-duzeni/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 09:32:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[ABD müdahalesi]]></category>
		<category><![CDATA[adaletin çöküşü]]></category>
		<category><![CDATA[algı operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[basın mensuplarının öldürülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç işgali]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler sessizliği]]></category>
		<category><![CDATA[büyük güçler]]></category>
		<category><![CDATA[çifte standart]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar haritası]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ölümleri]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi yalanı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik ambargo]]></category>
		<category><![CDATA[emperyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ darbe girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Gazze soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[güç siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[halk iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[hukuksuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail ABD ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitik paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı halı diplomasisi]]></category>
		<category><![CDATA[kravatlı haydutluk]]></category>
		<category><![CDATA[küresel güç]]></category>
		<category><![CDATA[küresel ikiyüzlülük]]></category>
		<category><![CDATA[küresel yağma düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[Lahey’in suskunluğu]]></category>
		<category><![CDATA[mazlum halklar]]></category>
		<category><![CDATA[milli irade]]></category>
		<category><![CDATA[petrol savaşları]]></category>
		<category><![CDATA[rejim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[sessizliğin suçu]]></category>
		<category><![CDATA[sivil katliamlar]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi ahlaksızlık]]></category>
		<category><![CDATA[sömürgecilik]]></category>
		<category><![CDATA[tarihsel sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Ceza Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[vahşi kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Venezuela krizi]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni sömürge düzeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=51371</guid>

					<description><![CDATA[&#124; Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti &#124;  Bugün Pazar.Ama bu bir tatil yazısı değil.Bu, dünyanın yüzüne çarpılan bir tokattır. Artık kimse bizi aptal yerine koymasın.Kimse “demokrasi”, “insan hakları”, “hukuk devleti” gibi süslü kelimelerin arkasına saklanmasın.Çünkü gerçek ortada duruyor ve haykırıyor: Dün Türkiye’de FETÖ eliyle yapılmak istenen neyse, bugün Venezuela’da yapılan odur.Yöntem aynı.Senaryo aynı.Akıl aynı.Sadece oyuncular &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="405" data-end="495"><strong>| Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti | </strong></h3>
<hr />
<p data-start="405" data-end="495">Bugün Pazar.<br data-start="417" data-end="420" />Ama bu bir tatil yazısı değil.<br data-start="450" data-end="453" />Bu, dünyanın yüzüne çarpılan bir tokattır.</p>
<p data-start="497" data-end="680">Artık kimse bizi aptal yerine koymasın.<br data-start="536" data-end="539" />Kimse <em><strong>“demokrasi”, “insan hakları”, “hukuk devleti”</strong></em> gibi süslü kelimelerin arkasına saklanmasın.<br data-start="635" data-end="638" />Çünkü gerçek ortada duruyor ve haykırıyor:</p>
<p data-start="682" data-end="858"><strong data-start="682" data-end="769">Dün Türkiye’de FETÖ eliyle yapılmak istenen neyse, bugün Venezuela’da yapılan odur.</strong><br data-start="769" data-end="772" />Yöntem aynı.<br data-start="784" data-end="787" />Senaryo aynı.<br data-start="800" data-end="803" />Akıl aynı.<br data-start="813" data-end="816" />Sadece <strong data-start="823" data-end="858">oyuncular ve sahne değişmiştir.</strong></p>
<p data-start="860" data-end="1013">2016’da Türkiye’de ne yapılmak istendi?<br data-start="899" data-end="902" />Seçilmiş iktidar devrilecek, milli irade gasp edilecek, ülke vesayet altına alınacaktı.<br data-start="989" data-end="992" />Aparat kimdi?<br data-start="1005" data-end="1008" />FETÖ.</p>
<p data-start="1015" data-end="1218">Peki bugün Venezuela’da ne yapılıyor?<br data-start="1052" data-end="1055" />Seçilmiş devlet başkanı gayrimeşru ilan ediliyor, ülke kaosa sürükleniyor, ekonomik ambargolarla halk açlığa mahkûm ediliyor.<br data-start="1180" data-end="1183" />Ama bu kez fark ne biliyor musunuz?</p>
<p data-start="1220" data-end="1289"><strong data-start="1220" data-end="1289">Bu kez ABD aparat kullanmıyor.<br data-start="1252" data-end="1255" />Bu kez darbenin kendisi sahnede.</strong></p>
<p data-start="1291" data-end="1482">Normalde ne yapardı?<br data-start="1311" data-end="1314" />Bir örgüt bulur, bir muhalif figür parlatır, bir <strong><em>“özgürlük”</em></strong> masalı anlatır, sonra perde arkasından ülkeyi yakardı.<br data-start="1428" data-end="1431" />Irak’ta yaptı.<br data-start="1445" data-end="1448" />Libya’da yaptı.<br data-start="1463" data-end="1466" />Suriye’de yaptı.</p>
<p data-start="1484" data-end="1594">Ama Venezuela’da artık zahmete bile girmiyor.<br data-start="1529" data-end="1532" />Çünkü şımarıklık zirvede.<br data-start="1557" data-end="1560" />Çünkü cezasızlık alışkanlık yaptı.</p>
<p data-start="1596" data-end="1709">Açık açık diyorlar:<br data-start="1615" data-end="1618" /><em><strong>“Bu petrol bizim.”</strong></em><br data-start="1636" data-end="1639" /><em><strong>“Bu ülke bizim çıkar alanımız.”</strong></em><br data-start="1670" data-end="1673" /><em><strong>“Bu lider bizim istemediğimiz biri.”</strong></em></p>
<p data-start="1711" data-end="1752">Ve utanmadan buna <strong data-start="1729" data-end="1742">demokrasi</strong> diyorlar.</p>
<p data-start="1754" data-end="1814">İşte vicdanları sızlatan ikiyüzlülük tam da burada başlıyor.</p>
<p data-start="1816" data-end="1997">Binlerce çocuğun, kadının, sivilin ve gazetecinin ölümünden sorumlu Katil İsrail Başbakanı’nı <strong data-start="1904" data-end="1936">kırmızı halılarla karşılayan</strong> bir ABD, aynı anda başka bir ülkeye <em><strong>“hukuk”</strong> </em>dersi veriyor.</p>
<p data-start="1999" data-end="2040">Soruyorum:<br />
Hangi hukuk?<br />
Kimin hukuku?<br />
Lahey nerede?<br />
Uluslararası Ceza Mahkemesi neden kör, sağır, dilsiz?<br />
BM neden suskun?</p>
<p data-start="2132" data-end="2263">Çünkü artık herkes biliyor:<br data-start="2159" data-end="2162" /><strong data-start="2162" data-end="2204">Bu dünyada hukuk, güçlünün emrindedir.</strong><br data-start="2204" data-end="2207" />Adalet terazisi, petrol varillerinin altında ezilmiştir.<br />
Güçlüysen suç işlemek serbesttir.<br />
Zayıfsan yaşama hakkın bile müzakere konusudur.</p>
<p data-start="2350" data-end="2386">Daha da acı olan ne biliyor musunuz?</p>
<p data-start="2388" data-end="2588">Biz bu korsanlığa, bu haydutluğa, bu vahşi kapitalist saldırıya üzülürken;<br data-start="2462" data-end="2465" /><strong data-start="2465" data-end="2507">Venezuela halkının bir kısmı üzülmedi.</strong><br data-start="2507" data-end="2510" />Aksine sevindi.<br data-start="2525" data-end="2528" />Alkışladı.Seçilmiş liderinin devrilmesini kurtuluş sandı.<br />
İşte emperyalizmin en büyük başarısı budur.<br />
Tankla değil, bilinçle kazanır.<br />
Bombayla değil, algıyla işgal eder.<br />
Türkiye’de 15 Temmuz’da bunu başaramadılar.<br />
Çünkü millet ayağa kalktı.<br />
Çünkü irade teslim olmadı.<br />
Ama her ülke aynı refleksi gösteremiyor.<br />
Çünkü yıllarca umutları çalınmış, özgüveni yok edilmiş, zihni köleleştirilmiş toplumlar var.<br />
Ve dünya ne yapıyor?<br />
Hiçbir şey.<br />
Gazze yanıyor, dünya susuyor.</p>
<p data-start="2982" data-end="3089">Venezuela boğuluyor, dünya susuyor.<br />
Afrika talan ediliyor, dünya susuyor.<br />
Çin susuyor.<br />
Rusya susuyor.<br />
Avrupa susuyor.<br />
Büyük güçler susuyorsa bilin ki pazarlık yapılmıştır.<br />
Paylaşım masası kurulmuştur.<br />
Kim neyi alacak bellidir:<br />
Biri petrolü,<br />
biri altını,<br />
biri stratejik coğrafyayı…<br />
Mazluma ise sadece mezar düşer.</p>
<p data-start="3350" data-end="3443">Bu bir dünya düzeni değil.<br data-start="3376" data-end="3379" />Bu bir <strong data-start="3386" data-end="3405">yağma düzenidir</strong>.<br data-start="3406" data-end="3409" />Bu bir <strong data-start="3416" data-end="3442">ahlaksızlık sistemidir</strong>.</p>
<p data-start="3445" data-end="3627">Ve artık şu gerçeği kabul edelim:<br data-start="3478" data-end="3481" />ABD’nin demokrasi anlatacak hiçbir ahlaki meşruiyeti kalmamıştır.<br data-start="3546" data-end="3549" />Bu devlet, bugün <strong data-start="3566" data-end="3606">küresel ölçekte tehlikeli bir haydut</strong> gibi davranmaktadır.</p>
<p data-start="3629" data-end="3707">Kravatlıdır ama kanlıdır.<br data-start="3654" data-end="3657" />Gülümsüyor ama yıkıyor.<br data-start="3680" data-end="3683" />Konuşuyor ama öldürüyor.</p>
<p data-start="3709" data-end="3790">Bu Pazar sohbeti bir ülkenin değil, <strong data-start="3747" data-end="3790">susturulmuş bütün halkların çığlığıdır.</strong></p>
<p data-start="3792" data-end="3846">Bu yazı bir siyasi görüş değil, <strong data-start="3826" data-end="3846">vicdan testidir.</strong></p>
<p data-start="3848" data-end="3865">Ve son sözümüz şudur: Tarih sadece zalimleri değil,  onlara sessiz kalanları da yargılayacaktır.  Bugün susanlar, yarın <em><strong>“biz bilmiyorduk”</strong></em> diyemeyecek. Çünkü her şey gözümüzün önünde oldu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aybuketurkhaber.com/oyuncular-degisti-ama-darbe-ayni-gucun-hukuku-hukuksuzlugun-duzeni/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Neden Tıkanıyor? Cevap Sandıkta Değil, Zihniyette!</title>
		<link>https://www.aybuketurkhaber.com/turkiye-neden-tikaniyor-cevap-sandikta-degil-zihniyette/</link>
					<comments>https://www.aybuketurkhaber.com/turkiye-neden-tikaniyor-cevap-sandikta-degil-zihniyette/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 09:50:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Asayiş]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[devlet aklı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[gazetecilik analizi]]></category>
		<category><![CDATA[halk iradesi]]></category>
		<category><![CDATA[halkın uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[propaganda eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal çürüme]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal iki yüzlülük]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset analizi]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset krizi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi düzen]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi düzen eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi retorik]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal feraset]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal uyanış]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[vesayet sistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=50370</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Türkiye’de siyaset, uzun zamandır hakikatin değil, hikâyenin gücüyle yönetiliyor. Her dönem sahneye çıkanlar değişiyor ama oyunun senaryosu değişmiyor. Kimileri “milli irade” diye kürsüleri inletip arka kapıda güç odaklarının önünde el pençe duruyor. Kimileri “demokrasi” nidalarıyla dolaşıp kendi dar kliklerinin iktidarı için çırpınıyor. Değişmeyen tek gerçek şu: Bu ülkede söz kutsal, icraat çıkarın &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="706" data-end="867"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p data-start="706" data-end="867">Türkiye’de siyaset, uzun zamandır hakikatin değil, <strong data-start="757" data-end="770">hikâyenin</strong> gücüyle yönetiliyor. Her dönem sahneye çıkanlar değişiyor ama <strong data-start="835" data-end="855">oyunun senaryosu</strong> değişmiyor.</p>
<p data-start="869" data-end="1060">Kimileri <em><strong>“milli irade”</strong></em> diye kürsüleri inletip arka kapıda güç odaklarının önünde el pençe duruyor. Kimileri <em><strong>“demokrasi”</strong></em> nidalarıyla dolaşıp kendi dar kliklerinin iktidarı için çırpınıyor.</p>
<p data-start="1062" data-end="1087">Değişmeyen tek gerçek şu:</p>
<blockquote data-start="1089" data-end="1142">
<p data-start="1091" data-end="1142"><strong data-start="1091" data-end="1142">Bu ülkede söz kutsal, icraat çıkarın kölesidir.</strong></p>
</blockquote>
<p data-start="1144" data-end="1273">Türkiye’nin en büyük trajedisi, hataların tekrarlanması değil; <strong data-start="1209" data-end="1273">aynı hataların her defasında <em>“yenilik”</em> diye pazarlanmasıdır.</strong></p>
<p data-start="1280" data-end="1337"><strong data-start="1283" data-end="1337">KAVRAMLARIN İŞGALİ: EN BÜYÜK SİYASİ DOLANDIRICILIK</strong></p>
<p data-start="1339" data-end="1481">Bugün <strong><em>“hürriyet”, “cumhuriyet”, “milli irade”, “laiklik”, “milliyetçilik”, “ahlak”</em></strong> gibi kavramlar artık siyasetçinin cebindeki birer aksesuar.</p>
<p data-start="1483" data-end="1616">Her dönem birileri bu kavramları bayrak gibi sallıyor ama <strong data-start="1543" data-end="1616">arkasına gizlediği düzen hep aynı: Vesayet + Çıkar + Koltuğun Bekası.</strong></p>
<p data-start="1618" data-end="1726">Kavramlar büyüdükçe, hakikat küçülüyor.<br data-start="1657" data-end="1660" />Sloganlar parladıkça, millet kararıyor.<br data-start="1699" data-end="1702" />Ve kimse fark etmiyor: <strong data-start="1730" data-end="1789">Kutsal olan kavramlar değil, çalmadıkları anlamlarıdır.</strong></p>
<p data-start="1796" data-end="1843"><strong data-start="1799" data-end="1843">HALKIN OMZUNA BASIP YÜKSELENLERİN ÜLKESİ</strong></p>
<p data-start="1845" data-end="2012">Bu ülkede ne sağın suçu biter, ne solun bahanesi. Yıllarca birbirini suçlayanların çoğu, fırsatı bulduğunda <strong data-start="1955" data-end="2002">aynı çarkı daha sessiz ama daha profesyonel</strong> döndürdü.</p>
<ul data-start="2014" data-end="2248">
<li data-start="2014" data-end="2076">
<p data-start="2016" data-end="2076">Vesayeti yıktığını söyleyen, kendi küçük vesayetini kurdu.</p>
</li>
<li data-start="2077" data-end="2140">
<p data-start="2079" data-end="2140">Özgürlük vaat eden, özgürlüğün değil koltuğun bekçisi oldu.</p>
</li>
<li data-start="2141" data-end="2196">
<p data-start="2143" data-end="2196">“Üretim” diyen, üretim yerine propaganda imal etti.</p>
</li>
<li data-start="2197" data-end="2248">
<p data-start="2199" data-end="2248">Ahlak nutku atan, ahlakı koltuk uğruna feda etti.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2250" data-end="2256">Sonuç?</p>
<p data-start="2260" data-end="2375"><strong data-start="2260" data-end="2310">Türkiye’de iktidarlar değişir, düzen değişmez. </strong>Çünkü düzen değişirse, siyasetçinin <em><strong>“konfor alanı”</strong></em> yok olur.</p>
<p data-start="2382" data-end="2441"><strong data-start="2385" data-end="2441">EKONOMİYİ YÖNETEN GERÇEK: GERÇEKLER DEĞİL, BAHANELER</strong></p>
<p data-start="2443" data-end="2564">Türkiye ekonomisinin en büyük düşmanı dış güçler değil; <strong data-start="2501" data-end="2564">gerçekleri inkâr edip suçu dışarıda arayan iç güçsüzlüktür. </strong>İktidarıyla muhalefetiyle siyasetçiler yıllarca aynı kolaycılığı kullandı:</p>
<ul data-start="2642" data-end="2747">
<li data-start="2642" data-end="2667">
<p data-start="2644" data-end="2667">“Bizi engelliyorlar.”</p>
</li>
<li data-start="2668" data-end="2697">
<p data-start="2670" data-end="2697">“Dış odaklar saldırıyor.”</p>
</li>
<li data-start="2698" data-end="2719">
<p data-start="2700" data-end="2719">“Halk sabretsin.”</p>
</li>
<li data-start="2720" data-end="2747">
<p data-start="2722" data-end="2747">“Zamanı gelince düzelir.”</p>
</li>
</ul>
<p data-start="2749" data-end="2875">Hayır, ekonomi retorikle düzelmez.<br data-start="2783" data-end="2786" />Millet boş vaatlerle doymuyor.<br data-start="2816" data-end="2819" />Bu ülkenin sofrasını, hamaset değil <em><strong data-start="2855" data-end="2865">üretim</strong></em> doldurur.</p>
<p data-start="2877" data-end="2950">Ama üretim tehlikelidir.<br data-start="2901" data-end="2904" />Çünkü üretim, propaganda kadar kolay değildir.</p>
<p data-start="2957" data-end="3007"><strong data-start="2960" data-end="3007">SİYASETTE AHLAKİN ÇÖKÜŞÜ: NORMALLEŞEN YALAN</strong></p>
<p data-start="3009" data-end="3073">Bugün Türkiye siyasetinin en karanlık çukuru ahlaki yozlaşmadır.</p>
<p data-start="3075" data-end="3201">Yalan artık “siyaset stratejisi”, iftira “algı yönetimi”, yağcılık “sadakat”, eleştiri “hainlik”, başarısızlık “ambargo” oldu.</p>
<p data-start="3203" data-end="3242">Hakikat, siyasi pazarlığın ilk kurbanı. Bir ülke, hakikati öldürdüğü gün büyümeyi bırakır. Ve biz yıllardır hakikat katliamının tam ortasında yaşıyoruz.</p>
<p data-start="3365" data-end="3420"><strong data-start="3368" data-end="3420">TARİHİN EN ZEHİRLİ MİRASI: TEKRAR EDEN YANLIŞLAR</strong></p>
<p data-start="3422" data-end="3554">Türkiye, ne sağın hatalarından kurtulabildi, ne solun travmalarından.  Çünkü her dönem yapılan yanlışlar “miras” olarak devredildi:</p>
<ul data-start="3556" data-end="3711">
<li data-start="3556" data-end="3591">
<p data-start="3558" data-end="3591">Kurumlar siyasete rehin edildi,</p>
</li>
<li data-start="3592" data-end="3621">
<p data-start="3594" data-end="3621">Devlet aklı zayıflatıldı,</p>
</li>
<li data-start="3622" data-end="3661">
<p data-start="3624" data-end="3661">Kutuplaşma yönetim aracına dönüştü,</p>
</li>
<li data-start="3662" data-end="3711">
<p data-start="3664" data-end="3711">Millet birbirine düşman edilerek oy devşirildi.</p>
</li>
</ul>
<p data-start="3713" data-end="3806">Her dönem birileri kurtarıcı edildi, birileri hain ilan edildi.<br data-start="3776" data-end="3779" />Fakat değişmeyen tek kader: <strong data-start="3810" data-end="3838">Bedeli hep millet ödedi.</strong></p>
<p data-start="202" data-end="260"><strong data-start="204" data-end="260">UYANMAK, BU ÜLKENİN EN ACİL MİLLÎ MESELESİDİR</strong></p>
<p data-start="262" data-end="545">Gerçek değişim, sandığın rakamlarında değil; <strong data-start="307" data-end="354">milletin zihninde başlayacak kıvılcımdadır.</strong><br data-start="354" data-end="357" />Bugün Türkiye’yi ayağa kaldıracak olan ne yeni bir parti, ne taze bir lider, ne de parlatılmış ideolojilerdir.<br data-start="467" data-end="470" />Bu ülkeyi gerçekten değiştirecek tek güç: <strong data-start="512" data-end="545">Uyanmayı seçen bir toplumdur.</strong></p>
<p data-start="547" data-end="580">Çünkü artık Türkiye’nin ihtiyacı:</p>
<ul data-start="582" data-end="738">
<li data-start="582" data-end="612">
<p data-start="584" data-end="612">Süslenmiş sloganlar değil,</p>
</li>
<li data-start="613" data-end="654">
<p data-start="615" data-end="654">Parlatılmış kahraman masalları değil,</p>
</li>
<li data-start="655" data-end="696">
<p data-start="657" data-end="696">Kutuplaştıran meydan kavgaları değil,</p>
</li>
<li data-start="697" data-end="738">
<p data-start="699" data-end="738">Gürültülü ama boş sertlikler hiç değil…</p>
</li>
</ul>
<p data-start="740" data-end="908">Türkiye’nin ihtiyacı <strong data-start="761" data-end="788">yeni bir siyaset ahlakı</strong>, <strong data-start="792" data-end="844">devlet kavramını yeniden ciddiye alan bir bilinç</strong>,<br data-start="845" data-end="848" />ve <strong data-start="851" data-end="908">olayları değil, oyunu gören bir toplumsal ferasettir.</strong></p>
<p data-start="910" data-end="925">Ve en önemlisi:</p>
<blockquote data-start="927" data-end="1023">
<p data-start="929" data-end="1023"><strong data-start="929" data-end="1023">Kandırılmayı alışkanlık hâline getiren değil, kandırılmaya tahammülü kalmamış bir halktır.</strong></p>
</blockquote>
<p data-start="1025" data-end="1031">Çünkü;</p>
<p data-start="1033" data-end="1124"><strong data-start="1033" data-end="1124">Millet uyandığında, siyaset hizaya gelir.<br data-start="1076" data-end="1079" />Millet sustuğunda, siyaset çürümeye başlar.</strong></p>
<p data-start="1126" data-end="1241">Bugün Türkiye’nin asıl problemi imkân eksikliği değil; <strong data-start="1183" data-end="1241">uyanmak istemeyen bir devin sırtına vurulan yüklerdir.</strong></p>
<p data-start="1243" data-end="1259">Artık zamanıdır.</p>
<p data-start="1261" data-end="1457">Bu ülke, üstüne çöken sisleri dağıtacak kudreti içinde taşıyor.<br data-start="1324" data-end="1327" />Gerekli olan tek şey, o devin nihayet silkelenmesi…<br data-start="1378" data-end="1381" />Ve bir kez ayağa kalktığında, eski düzenin hiçbir duvarı yerinde durmayacak.</p>
<p data-start="1459" data-end="1518"><strong data-start="1459" data-end="1516">Türkiye’nin kaderi, uyanan bir milletin ellerindedir.</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aybuketurkhaber.com/turkiye-neden-tikaniyor-cevap-sandikta-degil-zihniyette/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
