<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sosyal adalet &#8211; Ayb&uuml;ke T&uuml;rk Haber</title>
	<atom:link href="https://www.aybuketurkhaber.com/tag/sosyal-adalet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.aybuketurkhaber.com</link>
	<description>&#34;Habere Bozkutça Bakış&#34;</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 06:47:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.aybuketurkhaber.com/wp-content/uploads/2025/12/bozkurt-150x150.png</url>
	<title>sosyal adalet &#8211; Ayb&uuml;ke T&uuml;rk Haber</title>
	<link>https://www.aybuketurkhaber.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İslam ahlakı ışığında işçi hakları, sömürü ve toplumsal sessizliğe dair bir muhasebe</title>
		<link>https://www.aybuketurkhaber.com/islam-ahlaki-isiginda-isci-haklari-somuru-ve-toplumsal-sessizlige-dair-bir-muhasebe/</link>
					<comments>https://www.aybuketurkhaber.com/islam-ahlaki-isiginda-isci-haklari-somuru-ve-toplumsal-sessizlige-dair-bir-muhasebe/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2026 06:47:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[1 Mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[alın teri]]></category>
		<category><![CDATA[asgari ücret]]></category>
		<category><![CDATA[emek]]></category>
		<category><![CDATA[emek mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[iş güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İslam ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[işveren sorumluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[sendikasızlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[sömürü]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal vicdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=54097</guid>

					<description><![CDATA[Aziz Dağtekin Yazdı Her yıl 1 Mayıs geldiğinde, dünyanın dört bir yanında olduğu gibi ülkemizde de işçi bayramı kutlamaları yapılır. Ancak Türkiye&#8217;nin yakın tarihi, bu günü sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kanlı olayların, acı hatıraların ve derin toplumsal yaraların da bir sembolü haline getirmiştir. Bu yazıda, 1 Mayıs&#8217;ın ardındaki anlamı, İslam ahlakı ve hadisler &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="w-full my-[1px]">
<h3 class="py-[3px]" data-slate-node="element"><strong><span class="font-[600]" data-slate-leaf="true">Aziz Dağtekin Yazdı</span></strong></h3>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Her yıl 1 Mayıs geldiğinde, dünyanın dört bir yanında olduğu gibi ülkemizde de işçi bayramı kutlamaları yapılır. Ancak Türkiye&#8217;nin yakın tarihi, bu günü sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kanlı olayların, acı hatıraların ve derin toplumsal yaraların da bir sembolü haline getirmiştir. Bu yazıda, 1 Mayıs&#8217;ın ardındaki anlamı, İslam ahlakı ve hadisler ışığında işçi haklarını ve günümüzdeki işçi sorunlarını ele alarak, bir vicdan muhasebesi yapmaya davet ediyorum.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full mt-[1.4em] mb-[1px]">
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="islam'dai%C5%9F%C3%A7ihaklar%C4%B1ve1may%C4%B1sparadoksu" data-slug="islam'dai%C5%9F%C3%A7ihaklar%C4%B1ve1may%C4%B1sparadoksu3"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">İslam&#8217;da İşçi Hakları ve 1 Mayıs Paradoksu</span></strong></p>
<p><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">İslam, emeğe ve işçiye büyük bir değer atfeder. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)&#8217;in <strong><em>&#8220;İşçinin ücretini alnının teri kurumadan veriniz&#8221;</em></strong> hadisi şerifi </span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">, bu konudaki temel prensibi net bir şekilde ortaya koyar. Bu hadis, sadece zamanında ödeme yapmayı değil, aynı zamanda işçinin emeğinin karşılığını tam ve adil bir şekilde vermeyi de emreder. İslam ahlakında, işçi hakları, sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda ahlaki ve dini bir vecibedir. İşçinin emeği kutsaldır ve bu kutsallığa riayet etmek, her Müslümanın görevidir.</span></span></p>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Ancak 1 Mayıs&#8217;ı bir bayram olarak kutlamak, bu anlayışla çelişen bir paradoks barındırır. Eğer işçinin hakkı her gün, her an gözetilmesi gereken bir değerse, neden sadece bir gün </span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">işçi bayramı ilan edilmiştir? Bu durum, işçi haklarının yılın geri kalan 364 gününde yeterince gözetilmediği, hatta çiğnendiği gerçeğini acı bir şekilde yüzümüze vurmaktadır. Gerçek bir işçi bayramı, işçinin alın terinin her gün karşılığını bulduğu, haklarının eksiksiz teslim edildiği bir düzende mümkün olabilir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
<div data-slate-node="element"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">Yenilen İşçi Hakları ve Vicdanların Sessizliği</span></strong></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Ne yazık ki günümüzde, </span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">işçinin alın teri kurumadan hakkını ödeme anlayışından çok uzak bir tabloyla karşı karşıyayız. Asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca işçi, ağır çalışma koşulları, düşük ücretler, güvencesizlik ve sendikasızlaşma gibi sorunlarla boğuşmaktadır. İş güvenliği önlemlerinin yetersizliği nedeniyle her yıl yüzlerce işçi hayatını kaybetmekte, binlercesi yaralanmaktadır. Bu durum, sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal bir vicdan yarasıdır. Hadis-i şerifteki o kutlu emre rağmen, işçinin hakkı çoğu zaman göz ardı edilmekte, emeği sömürülmekte ve insan onuruna yakışmayan koşullarda çalışmaya mecbur bırakılmaktadır.</span></span></div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Bu tablo karşısında, vicdanların sessizliği ise en az bu hak ihlalleri kadar düşündürücüdür. Toplumun her kesiminin, özellikle de dini hassasiyetleri olan kesimlerin, bu haksızlıklara karşı daha güçlü bir duruş sergilemesi beklenirken, çoğu zaman derin bir sessizliğe büründüğü görülmektedir. </span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Oysa İslam, zulme karşı durmayı, mazlumun yanında olmayı emreder. İşçinin hakkını savunmak, sadece sendikaların veya sivil toplum kuruluşlarının değil, her bireyin, her kurumun ahlaki sorumluluğudur.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
<div data-slate-node="element"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">İşverenlerin ve Merkezi Yönetimlerin Sorumluluğu</span></strong></div>
<div data-slate-node="element"></div>
<div data-slate-node="element">İşçi haklarının ihlalinde en büyük sorumluluk, elbette ki işverenlere aittir. Kar maksimizasyonu uğruna işçinin emeğini sömüren, haklarını gasp eden işverenler, hem dünyevi hem de uhrevi olarak büyük bir vebal altındadır. Ancak bu sorumluluk sadece işverenlerle sınırlı değildir.</div>
<div data-slate-node="element">  Merkezi yönetimler de, uyguladıkları politikalarla, vergi yükleriyle ve denetim mekanizmalarındaki zaaflarla bu tablonun oluşmasında önemli bir rol oynamaktadır.</div>
</div>
<div class="w-full my-[1px]">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Vergi yükü altında ezilen, kayıt dışı istihdamla mücadelede yetersiz kalan, sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırmayan, iş güvenliği denetimlerini layıkıyla yapmayan merkezi yönetimler, işçinin sırtındaki yükü daha da ağırlaştırmaktadır. </span></span></div>
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">İşçinin alın terinden kesilen vergilerin nereye harcandığı, bu vergilerin işçinin refahına ne kadar katkı sağladığı da ayrı bir tartışma konusudur. Adil bir vergi sistemi, işçinin üzerindeki yükü hafifletmeli, devletin sosyal devlet ilkesi gereği işçiyi koruyucu ve destekleyici politikalar üretmelidir.</span></span></div>
<div data-slate-node="element"></div>
</div>
<div class="w-full mt-[1.4em] mb-[1px]">
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="birg%C3%BCnde%C4%9Fil%2Cherg%C3%BCni%C5%9F%C3%A7ibayram%C4%B1" data-slug="birg%C3%BCnde%C4%9Fil%2Cherg%C3%BCni%C5%9F%C3%A7ibayram%C4%B112"><strong><span class="" data-slate-leaf="true">Bir Gün Değil, Her Gün İşçi Bayramı</span></strong></p>
<p class="font-[600] py-[3px] text-[1.5em]" data-slate-node="element" data-anchor="birg%C3%BCnde%C4%9Fil%2Cherg%C3%BCni%C5%9F%C3%A7ibayram%C4%B1" data-slug="birg%C3%BCnde%C4%9Fil%2Cherg%C3%BCni%C5%9F%C3%A7ibayram%C4%B112">Gerçek bir işçi bayramı, sadece 1 Mayıs ile sınırlı kalmamalıdır. Her gün, işçinin emeğinin karşılığını aldığı, haklarının korunduğu, insan onuruna yakışır koşullarda çalıştığı bir düzenin adı olmalıdır. Bu, sadece işçiler için değil, tüm toplum için daha adil, daha huzurlu ve daha müreffeh bir gelecek anlamına gelir. İşverenler, merkezi yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve her bir birey, bu hedefe ulaşmak için üzerine düşeni yapmalıdır.</p>
</div>
<div class="w-full my-[1px]" data-slate-fragment="%5B%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Aziz%20Da%C4%9Ftekin%22%2C%22bold%22%3Atrue%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Her%20y%C4%B1l%201%20May%C4%B1s%20geldi%C4%9Finde%2C%20d%C3%BCnyan%C4%B1n%20d%C3%B6rt%20bir%20yan%C4%B1nda%20oldu%C4%9Fu%20gibi%20%C3%BClkemizde%20de%20i%C5%9F%C3%A7i%20bayram%C4%B1%20kutlamalar%C4%B1%20yap%C4%B1l%C4%B1r.%20Ancak%20T%C3%BCrkiye'nin%20yak%C4%B1n%20tarihi%2C%20bu%20g%C3%BCn%C3%BC%20sadece%20bir%20kutlama%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20kanl%C4%B1%20olaylar%C4%B1n%2C%20ac%C4%B1%20hat%C4%B1ralar%C4%B1n%20ve%20derin%20toplumsal%20yaralar%C4%B1n%20da%20bir%20sembol%C3%BC%20haline%20getirmi%C5%9Ftir.%20Bu%20yaz%C4%B1da%2C%201%20May%C4%B1s'%C4%B1n%20ard%C4%B1ndaki%20anlam%C4%B1%2C%20%C4%B0slam%20ahlak%C4%B1%20ve%20hadisler%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20i%C5%9F%C3%A7i%20haklar%C4%B1n%C4%B1%20ve%20g%C3%BCn%C3%BCm%C3%BCzdeki%20i%C5%9F%C3%A7i%20sorunlar%C4%B1n%C4%B1%20ele%20alarak%2C%20bir%20vicdan%20muhasebesi%20yapmaya%20davet%20ediyorum.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C4%B0slam'da%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7i%20Haklar%C4%B1%20ve%201%20May%C4%B1s%20Paradoksu%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C4%B0slam%2C%20eme%C4%9Fe%20ve%20i%C5%9F%C3%A7iye%20b%C3%BCy%C3%BCk%20bir%20de%C4%9Fer%20atfeder.%20Peygamber%20Efendimiz%20(s.a.v.)'in%20%5C%22%C4%B0%C5%9F%C3%A7inin%20%C3%BCcretini%20aln%C4%B1n%C4%B1n%20teri%20kurumadan%20veriniz%5C%22%20hadisi%20%C5%9Ferifi%20%22%7D%2C%7B%22type%22%3A%22linkReference%22%2C%22referenceId%22%3A%221%22%2C%22referenceUrl%22%3A%22%23%22%2C%22referenceTitle%22%3A%22%C4%B0bn%20M%C3%A2ce%2C%20Ruh%C3%BBn%2C%204%3B%20K%C3%A2s%C3%A2n%C3%AE%2C%20Bed%C3%A2i%C3%BC%E2%80%99s-San%C3%A2i%2C%20IV%2C%20190.%22%2C%22referenceIndex%22%3A1%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%22%7D%5D%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%2C%20bu%20konudaki%20temel%20prensibi%20net%20bir%20%C5%9Fekilde%20ortaya%20koyar.%20Bu%20hadis%2C%20sadece%20zaman%C4%B1nda%20%C3%B6deme%20yapmay%C4%B1%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20i%C5%9F%C3%A7inin%20eme%C4%9Finin%20kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20tam%20ve%20adil%20bir%20%C5%9Fekilde%20vermeyi%20de%20emreder.%20%C4%B0slam%20ahlak%C4%B1nda%2C%20i%C5%9F%C3%A7i%20haklar%C4%B1%2C%20sadece%20ekonomik%20bir%20mesele%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20ahlaki%20ve%20dini%20bir%20vecibedir.%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7inin%20eme%C4%9Fi%20kutsald%C4%B1r%20ve%20bu%20kutsall%C4%B1%C4%9Fa%20riayet%20etmek%2C%20her%20M%C3%BCsl%C3%BCman%C4%B1n%20g%C3%B6revidir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Ancak%201%20May%C4%B1s'%C4%B1%20bir%20bayram%20olarak%20kutlamak%2C%20bu%20anlay%C4%B1%C5%9Fla%20%C3%A7eli%C5%9Fen%20bir%20paradoks%20bar%C4%B1nd%C4%B1r%C4%B1r.%20E%C4%9Fer%20i%C5%9F%C3%A7inin%20hakk%C4%B1%20her%20g%C3%BCn%2C%20her%20an%20g%C3%B6zetilmesi%20gereken%20bir%20de%C4%9Ferse%2C%20neden%20sadece%20bir%20g%C3%BCn%22%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22isBreak%22%3Atrue%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%22%7D%5D%7D%2C%7B%22text%22%3A%22i%C5%9F%C3%A7i%20bayram%C4%B1%20ilan%20edilmi%C5%9Ftir%3F%20Bu%20durum%2C%20i%C5%9F%C3%A7i%20haklar%C4%B1n%C4%B1n%20y%C4%B1l%C4%B1n%20geri%20kalan%20364%20g%C3%BCn%C3%BCnde%20yeterince%20g%C3%B6zetilmedi%C4%9Fi%2C%20hatta%20%C3%A7i%C4%9Fnendi%C4%9Fi%20ger%C3%A7e%C4%9Fini%20ac%C4%B1%20bir%20%C5%9Fekilde%20y%C3%BCz%C3%BCm%C3%BCze%20vurmaktad%C4%B1r.%20Ger%C3%A7ek%20bir%20i%C5%9F%C3%A7i%20bayram%C4%B1%2C%20i%C5%9F%C3%A7inin%20al%C4%B1n%20terinin%20her%20g%C3%BCn%20kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20buldu%C4%9Fu%2C%20haklar%C4%B1n%C4%B1n%20eksiksiz%20teslim%20edildi%C4%9Fi%20bir%20d%C3%BCzende%20m%C3%BCmk%C3%BCn%20olabilir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Yenilen%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7i%20Haklar%C4%B1%20ve%20Vicdanlar%C4%B1n%20Sessizli%C4%9Fi%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Ne%20yaz%C4%B1k%20ki%20g%C3%BCn%C3%BCm%C3%BCzde%2C%22%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22isBreak%22%3Atrue%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%22%7D%5D%7D%2C%7B%22text%22%3A%22i%C5%9F%C3%A7inin%20al%C4%B1n%20teri%20kurumadan%20hakk%C4%B1n%C4%B1%20%C3%B6deme%20anlay%C4%B1%C5%9F%C4%B1ndan%20%C3%A7ok%20uzak%20bir%20tabloyla%20kar%C5%9F%C4%B1%20kar%C5%9F%C4%B1yay%C4%B1z.%20Asgari%20%C3%BCcretle%20ge%C3%A7inmeye%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fan%20milyonlarca%20i%C5%9F%C3%A7i%2C%20a%C4%9F%C4%B1r%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fma%20ko%C5%9Fullar%C4%B1%2C%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk%20%C3%BCcretler%2C%20g%C3%BCvencesizlik%20ve%20sendikas%C4%B1zla%C5%9Fma%20gibi%20sorunlarla%20bo%C4%9Fu%C5%9Fmaktad%C4%B1r.%20%C4%B0%C5%9F%20g%C3%BCvenli%C4%9Fi%20%C3%B6nlemlerinin%20yetersizli%C4%9Fi%20nedeniyle%20her%20y%C4%B1l%20y%C3%BCzlerce%20i%C5%9F%C3%A7i%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetmekte%2C%20binlercesi%20yaralanmaktad%C4%B1r.%20Bu%20durum%2C%20sadece%20ekonomik%20bir%20sorun%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20toplumsal%20bir%20vicdan%20yaras%C4%B1d%C4%B1r.%20Hadis-i%20%C5%9Ferifteki%20o%20kutlu%20emre%20ra%C4%9Fmen%2C%20i%C5%9F%C3%A7inin%20hakk%C4%B1%20%C3%A7o%C4%9Fu%20zaman%20g%C3%B6z%20ard%C4%B1%20edilmekte%2C%20eme%C4%9Fi%20s%C3%B6m%C3%BCr%C3%BClmekte%20ve%20insan%20onuruna%20yak%C4%B1%C5%9Fmayan%20ko%C5%9Fullarda%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmaya%20mecbur%20b%C4%B1rak%C4%B1lmaktad%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Bu%20tablo%20kar%C5%9F%C4%B1s%C4%B1nda%2C%20vicdanlar%C4%B1n%20sessizli%C4%9Fi%20ise%20en%20az%20bu%20hak%20ihlalleri%20kadar%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnd%C3%BCr%C3%BCc%C3%BCd%C3%BCr.%20Toplumun%20her%20kesiminin%2C%20%C3%B6zellikle%20de%20dini%20hassasiyetleri%20olan%20kesimlerin%2C%20bu%20haks%C4%B1zl%C4%B1klara%20kar%C5%9F%C4%B1%20daha%20g%C3%BC%C3%A7l%C3%BC%20bir%20duru%C5%9F%20sergilemesi%20beklenirken%2C%20%C3%A7o%C4%9Fu%20zaman%20derin%20bir%20sessizli%C4%9Fe%20b%C3%BCr%C3%BCnd%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20g%C3%B6r%C3%BClmektedir.%20Oysa%20%C4%B0slam%2C%20zulme%20kar%C5%9F%C4%B1%20durmay%C4%B1%2C%20mazlumun%20yan%C4%B1nda%20olmay%C4%B1%20emreder.%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7inin%20hakk%C4%B1n%C4%B1%20savunmak%2C%20sadece%20sendikalar%C4%B1n%20veya%20sivil%20toplum%20kurulu%C5%9Flar%C4%B1n%C4%B1n%20de%C4%9Fil%2C%20her%20bireyin%2C%20her%20kurumun%20ahlaki%20sorumlulu%C4%9Fudur.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C4%B0%C5%9Fverenlerin%20ve%20Merkezi%20Y%C3%B6netimlerin%20Sorumlulu%C4%9Fu%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%C4%B0%C5%9F%C3%A7i%20haklar%C4%B1n%C4%B1n%20ihlalinde%20en%20b%C3%BCy%C3%BCk%20sorumluluk%2C%20elbette%20ki%20i%C5%9Fverenlere%20aittir.%20Kar%20maksimizasyonu%20u%C4%9Fruna%20i%C5%9F%C3%A7inin%20eme%C4%9Fini%20s%C3%B6m%C3%BCren%2C%20haklar%C4%B1n%C4%B1%20gasp%20eden%20i%C5%9Fverenler%2C%20hem%20d%C3%BCnyevi%20hem%20de%20uhrevi%20olarak%20b%C3%BCy%C3%BCk%20bir%20vebal%20alt%C4%B1ndad%C4%B1r.%20Ancak%20bu%20sorumluluk%20sadece%20i%C5%9Fverenlerle%20s%C4%B1n%C4%B1rl%C4%B1%20de%C4%9Fildir.%20Merkezi%20y%C3%B6netimler%20de%2C%20uygulad%C4%B1klar%C4%B1%20politikalarla%2C%20vergi%20y%C3%BCkleriyle%20ve%20denetim%20mekanizmalar%C4%B1ndaki%20zaaflarla%20bu%20tablonun%20olu%C5%9Fmas%C4%B1nda%20%C3%B6nemli%20bir%20rol%20oynamaktad%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Vergi%20y%C3%BCk%C3%BC%20alt%C4%B1nda%20ezilen%2C%20kay%C4%B1t%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20istihdamla%20m%C3%BCcadelede%20yetersiz%20kalan%2C%20sendikal%20%C3%B6rg%C3%BCtlenmenin%20%C3%B6n%C3%BCndeki%20engelleri%20kald%C4%B1rmayan%2C%20i%C5%9F%20g%C3%BCvenli%C4%9Fi%20denetimlerini%20lay%C4%B1k%C4%B1yla%20yapmayan%20merkezi%20y%C3%B6netimler%2C%20i%C5%9F%C3%A7inin%20s%C4%B1rt%C4%B1ndaki%20y%C3%BCk%C3%BC%20daha%20da%20a%C4%9F%C4%B1rla%C5%9Ft%C4%B1rmaktad%C4%B1r.%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7inin%20al%C4%B1n%20terinden%20kesilen%20vergilerin%20nereye%20harcand%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20bu%20vergilerin%20i%C5%9F%C3%A7inin%20refah%C4%B1na%20ne%20kadar%20katk%C4%B1%20sa%C4%9Flad%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20da%20ayr%C4%B1%20bir%20tart%C4%B1%C5%9Fma%20konusudur.%20Adil%20bir%20vergi%20sistemi%2C%20i%C5%9F%C3%A7inin%20%C3%BCzerindeki%20y%C3%BCk%C3%BC%20hafifletmeli%2C%20devletin%20sosyal%20devlet%20ilkesi%20gere%C4%9Fi%20i%C5%9F%C3%A7iyi%20koruyucu%20ve%20destekleyici%20politikalar%20%C3%BCretmelidir.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22heading%22%2C%22level%22%3A2%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Bir%20G%C3%BCn%20De%C4%9Fil%2C%20Her%20G%C3%BCn%20%C4%B0%C5%9F%C3%A7i%20Bayram%C4%B1%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Ger%C3%A7ek%20bir%20i%C5%9F%C3%A7i%20bayram%C4%B1%2C%20sadece%201%20May%C4%B1s%20ile%20s%C4%B1n%C4%B1rl%C4%B1%20kalmamal%C4%B1d%C4%B1r.%20Her%20g%C3%BCn%2C%20i%C5%9F%C3%A7inin%20eme%C4%9Finin%20kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2C%20haklar%C4%B1n%C4%B1n%20korundu%C4%9Fu%2C%20insan%20onuruna%20yak%C4%B1%C5%9F%C4%B1r%20ko%C5%9Fullarda%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20bir%20d%C3%BCzenin%20ad%C4%B1%20olmal%C4%B1d%C4%B1r.%20Bu%2C%20sadece%20i%C5%9F%C3%A7iler%20i%C3%A7in%20de%C4%9Fil%2C%20t%C3%BCm%20toplum%20i%C3%A7in%20daha%20adil%2C%20daha%20huzurlu%20ve%20daha%20m%C3%BCreffeh%20bir%20gelecek%20anlam%C4%B1na%20gelir.%20%C4%B0%C5%9Fverenler%2C%20merkezi%20y%C3%B6netimler%2C%20sivil%20toplum%20kurulu%C5%9Flar%C4%B1%20ve%20her%20bir%20birey%2C%20bu%20hedefe%20ula%C5%9Fmak%20i%C3%A7in%20%C3%BCzerine%20d%C3%BC%C5%9Feni%20yapmal%C4%B1d%C4%B1r.%22%7D%5D%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22Unutmayal%C4%B1m%20ki%2C%20Peygamber%20Efendimiz%20(s.a.v.)'in%22%7D%2C%7B%22type%22%3A%22p%22%2C%22isBreak%22%3Atrue%2C%22children%22%3A%5B%7B%22text%22%3A%22%22%7D%5D%7D%2C%7B%22text%22%3A%22%E2%80%9C%C4%B0%C5%9F%C3%A7inin%20%C3%BCcretini%20aln%C4%B1n%C4%B1n%20teri%20kurumadan%20veriniz%E2%80%9D%20hadisi%2C%20sadece%20bir%20tavsiye%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20toplumsal%20adaletin%20ve%20vicdan%C4%B1n%20temelini%20olu%C5%9Fturan%20ilahi%20bir%20emirdir.%20Bu%20emre%20riayet%20etmek%2C%20sadece%20dini%20bir%20g%C3%B6rev%20de%C4%9Fil%2C%20ayn%C4%B1%20zamanda%20insani%20bir%20sorumluluktur.%201%20May%C4%B1s%2C%20bu%20sorumlulu%C4%9Fu%20bir%20kez%20daha%20hat%C4%B1rlama%2C%20vicdanlar%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1%20muhasebeye%20%C3%A7ekme%20ve%20daha%20adil%20bir%20d%C3%BCnya%20i%C3%A7in%20m%C3%BCcadele%20etme%20g%C3%BCn%C3%BCd%C3%BCr.%22%7D%5D%7D%5D">
<div class="py-[3px]" data-slate-node="element"><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true">Unutmayalım ki, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)&#8217;in<br />
</span></span><span data-slate-node="text"><span class="" data-slate-leaf="true"><em><strong>“İşçinin ücretini alnının teri kurumadan veriniz”</strong> </em>hadisi, sadece bir tavsiye değil, aynı zamanda toplumsal adaletin ve vicdanın temelini oluşturan ilahi bir emirdir. Bu emre riayet etmek, sadece dini bir görev değil, aynı zamanda insani bir sorumluluktur. 1 Mayıs, bu sorumluluğu bir kez daha hatırlama, vicdanlarımızı muhasebeye çekme ve daha adil bir dünya için mücadele etme günüdür.</span></span></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aybuketurkhaber.com/islam-ahlaki-isiginda-isci-haklari-somuru-ve-toplumsal-sessizlige-dair-bir-muhasebe/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>40 Dolar Masalı, 25 Liralık Simit Gerçeği!</title>
		<link>https://www.aybuketurkhaber.com/40-dolar-masali-25-liralik-simit-gercegi/</link>
					<comments>https://www.aybuketurkhaber.com/40-dolar-masali-25-liralik-simit-gercegi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 19:28:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[25 liralık simit gerçeği]]></category>
		<category><![CDATA[40 dolar masalı]]></category>
		<category><![CDATA[akaryakıt fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[alım gücü]]></category>
		<category><![CDATA[dolar kuru]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[emekli hakları]]></category>
		<category><![CDATA[emekli maaşı]]></category>
		<category><![CDATA[emekli tepkisi]]></category>
		<category><![CDATA[emeklinin hali]]></category>
		<category><![CDATA[en düşük emekli aylığı]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[geçim sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[gelir adaletsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[gelir dağılımı]]></category>
		<category><![CDATA[hayat pahalılığı]]></category>
		<category><![CDATA[kira fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[maaş karşılaştırması]]></category>
		<category><![CDATA[milletvekili maaşları]]></category>
		<category><![CDATA[pazar fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[refah payı]]></category>
		<category><![CDATA[satın alma gücü]]></category>
		<category><![CDATA[simit fiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal devlet]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[zam politikaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=51941</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki: “Göreve geldiğimizde en düşük emekli aylığı 40 dolardı, bugün 480 dolar.” Doğrudur Sayın Cumhurbaşkanı. Ama doğrular, eksik anlatıldığında hakikate dönüşmez. Evet, 2002’de en düşük emekli maaşı yaklaşık 40 dolardı. Peki o gün 1 dolar kaç liraydı? 1 dolar = 1 lira 48 kuruştu. Bugün? 1 dolar = 43 &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki: “Göreve geldiğimizde en düşük emekli aylığı 40 dolardı, bugün 480 dolar.” Doğrudur Sayın Cumhurbaşkanı. Ama doğrular, eksik anlatıldığında hakikate dönüşmez.</p>
<p>Evet, 2002’de en düşük emekli maaşı yaklaşık <strong>40 dolardı</strong>.<br />
Peki o gün <strong>1 dolar kaç liraydı?</strong><br />
<strong>1 dolar = 1 lira 48 kuruştu.</strong></p>
<p>Bugün?<br />
<strong>1 dolar = 43 lira 29 kuruş.</strong></p>
<p>O hâlde soralım:  2002’de 40 dolarla alınabilenleri, bugün 480 dolarla gerçekten alabiliyor muyuz?</p>
<p><strong>40 DOLARIN HİKAYESİ</strong></p>
<p>2002 yılında:</p>
<ul>
<li>Bir simit <strong>20 kuruştu</strong>, bugün <strong>25 TL</strong></li>
<li>Akaryakıt litre fiyatı <strong>1–1,5 TL</strong> civarındaydı, bugün <strong>60 TL’ye dayandı</strong></li>
<li>Kira fiyatları birkaç <strong>yüz lira</strong> iken bugün <strong>15–20 bin TL</strong> konuşuluyor</li>
<li>Pazarda filesi dolan emekli vardı, bugün etiket okuyan emekli var</li>
</ul>
<p>Yani mesele dolar hesabı değil, <strong>alım gücü</strong> meselesidir.</p>
<p>Eğer gerçekten dolar üzerinden konuşacaksak, dürüst olalım.<br />
2002’de dolar 1,48 TL iken, bugün 43,29 TL ise; aynı satın alma gücünün korunabilmesi için en düşük emekli maaşının <strong>en az 1.200 dolar</strong> olması gerekir.</p>
<p>O zaman şu ortaya çıkıyor: Kimse kimseye bağış yapmıyor. Aksine emeklinin maaşı <strong>yıllar içinde budanıyor, kırpılıyor, eritiliyor.</strong></p>
<p><strong>EMEKLİ ve VEKİL ARASINDAKİ UÇURUM</strong></p>
<p>Bir başka soruyu da sormak zorundayız: Emekli 40 dolar alırken, <strong>milletvekili maaşı ne kadardı? </strong>Bugün emekli 480 dolar alıyor deniyor, peki <strong>milletvekili maaşı kaç dolar? </strong>Aradaki fark neden her geçen yıl daha da açılıyor?<br />
Bu mudur adalet?<br />
Bu mudur sosyal devlet?</p>
<p><strong>TERSİNE DÖNEN HESAP</strong></p>
<p>2002 Aralık ayında:</p>
<ul>
<li>En düşük işçi emeklisi aylığı: <strong>257 TL</strong></li>
<li>Asgari ücret: <strong>184,25 TL</strong></li>
</ul>
<p>Yani emekli, asgari ücretlinin <strong>üzerindeydi</strong>.</p>
<p>Bugün?<br />
Bu tablo <strong>tam tersine dönmüş durumda</strong>.</p>
<p>Emekli artık geçinemiyor, asgari ücretlinin bile gerisine düşmüş durumda.  Bu sadece bir ekonomik veri değil,<br />
bu bir <strong>toplumsal kırılmadır</strong>.</p>
<p><strong>ADALET BİR KESİMLE OLMAZ</strong></p>
<p>Evet, inkâr edemeyiz.<br />
Yollar yaptınız, hastaneler yaptınız, savunma sanayinde önemli adımlar attınız.</p>
<p>Ama şunu da inkâr edemezsiniz: <strong>Emekliye ve çiftçiye yeterince dokunmadınız.</strong></p>
<p>Adalet, yalnızca belli kesimleri memnun etmekle olmaz.<br />
Kardeşlik, yalnızca nutuklarda kalırsa anlamını yitirir.</p>
<p>Bir ülkede emekli pazarda utanarak alışveriş yapıyorsa, bir çiftçi tarlasını ekemiyorsa, o ülkede rakamlar ne söylerse söylesin <strong>vicdanlar susmaz</strong>.</p>
<p>Son sözümüz şudur: Sayın Cumhurbaşkanı, rakamlarınız doğru olabilir ama <strong>hayat pahalı, vicdan yaralıdır</strong>. Emekli sadaka değil, hakkını istiyor.</p>
<p>Bu ülkeye ömrünü vermiş insanların tek talebi şudur: <strong>İnsanca yaşamak.</strong></p>
<p><strong data-start="74" data-end="93">BUNU UNUTMAYIN!</strong><br data-start="93" data-end="96" />Bu ülkede ekonomik sıkıntı varsa, ülke hepimizinse bu sıkıntıyı da <strong data-start="163" data-end="178" data-is-only-node="">hep beraber</strong> çekelim. Yük sadece emeklinin, çiftçinin, dar gelirlinin sırtına bindirilmesin. Bir de vekillerin maaşına dokunun bakalım neler oluyor. O zaman samimiyet mi konuşur, tepki mi ortaya çıkar hep birlikte görürüz.<br data-start="388" data-end="391" />Unutmayın; mesele rakam değil, <strong data-start="422" data-end="434">hayattır</strong>. Mesele istatistik değil, <strong data-start="461" data-end="474">vicdandır</strong>.<br data-start="475" data-end="478" />Bu yüzden bu tabloya herkes aynı yerden bakmalıdır: <strong data-start="532" data-end="578" data-is-last-node="">40 Dolar Masalı, 25 Liralık Simit Gerçeği.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aybuketurkhaber.com/40-dolar-masali-25-liralik-simit-gercegi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vergiyle Terbiye Edilen Vatandaşın Sessiz Çığlığı!</title>
		<link>https://www.aybuketurkhaber.com/vergiyle-terbiye-edilen-vatandasin-sessiz-cigligi/</link>
					<comments>https://www.aybuketurkhaber.com/vergiyle-terbiye-edilen-vatandasin-sessiz-cigligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jan 2026 19:16:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[54 bin liralık IMEI bedeli]]></category>
		<category><![CDATA[adalet duygusunun zedelenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[adil vergilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[BTK telefon kapatma]]></category>
		<category><![CDATA[büyük holding vergi affı]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan üzerindeki vergi yükü]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu millileştirme]]></category>
		<category><![CDATA[dar gelirlinin vergi yükü]]></category>
		<category><![CDATA[devlet-vatandaş ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik adaletsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik baskı]]></category>
		<category><![CDATA[esnafın vergi baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[gurbetçi mağduriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[hukuka aykırı vergi uygulaması]]></category>
		<category><![CDATA[IMEI kayıt ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[kaçakçılığa iten sistem]]></category>
		<category><![CDATA[kamu vicdanı]]></category>
		<category><![CDATA[ÖTV KDV telefon fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[telefon lüks mü ihtiyaç mı]]></category>
		<category><![CDATA[telefon vergisi]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici hakkı ihlali]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşın cebine dokunan vergi]]></category>
		<category><![CDATA[vergi adaletsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[vergi eşitliği ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[vergi politikası eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[vergiyle cezalandırılan vatandaş]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışı telefon mağduriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=51531</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Yurt dışında çalışıp ekmeğinin peşinde koşan, sonra memleketine dönen vatandaşın cebindeki telefon, ne zamandan beri “lüks tüketim” sayılıyor? Markası ne olursa olsun, modeli kaç yıllık olursa olsun, ister 10 bin liralık eski bir cihaz olsun ister son model bir telefon… Devlet diyor ki: “IMEI kaydı için 54 bin 258 lira.” Burada durup &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Yurt dışında çalışıp ekmeğinin peşinde koşan, sonra memleketine dönen vatandaşın cebindeki telefon, ne zamandan beri “lüks tüketim” sayılıyor?<br />
Markası ne olursa olsun, modeli kaç yıllık olursa olsun, ister 10 bin liralık eski bir cihaz olsun ister son model bir telefon… Devlet diyor ki:<br />
“IMEI kaydı için 54 bin 258 lira.”<br />
Burada durup sormak gerekiyor:<br />
Bu vergi mi, ceza mı?<br />
Adalet mi, caydırma mı?<br />
Aynı ülkede bir araba vergilendirilirken;<br />
motor hacmine bakılıyor,<br />
yaşına bakılıyor,<br />
değerine bakılıyor.<br />
Peki neden bir cep telefonu için yaş, model, değer yok sayılıyor?<br />
10 bin liralık bir telefonla 80 bin liralık telefon nasıl aynı bedelle “millileştiriliyor”?<br />
Bu hangi eşitliktir, kime eşitliktir?<br />
Vatandaş diyor ki,“Benim telefonum eski. Zaten yurt dışında çalışırken aldım. Burada satmak için değil, kullanmak için getirdim. Ama benden telefonun kendisinden 5 kat fazla kayıt parası isteniyor.”<br />
Yetmiyor.<br />
Diyelim ki bir telefonunuz var.<br />
Yurt dışına çıktınız.<br />
Ya da hastalandınız.<br />
Belki işsiz kaldınız.<br />
Belki sadece bir yıl SIM kart takmadınız.<br />
Ne oluyor biliyor musunuz?<br />
BTK telefonu otomatik kapatıyor.<br />
Bir tuşla.<br />
Bir bildirim bile gereği duyulmadan.<br />
Telefon sizin.<br />
IMEI sizin.<br />
Cihaz cebinizde.<br />
Ama artık kullanamazsınız. Gerekçesi hazır. Uluslararası daimi veri dolaşımda bulunduğu için kapatılan cihaz.<strong>(718624 sayılı kanun kapsamında) </strong>Oysa kanunlar kolaylaştırmak için yapılır zorlaştırmak için değil.<br />
Ve vatandaşın çıkarına olmayan kanun size deniyor ki, <em><strong>“Bu telefonu tekrar kullanmak istiyorsan yaşı modeli mali ederi önemli değil</strong> 54 bin 258 lira öde yeniden millileştir.”</em><br />
Nasıl?<br />
Yaşına bakmadan.<br />
Modeline bakmadan.<br />
Değerine bakmadan.<br />
54 bin 258 lirayı tıpış tıpış yatır.<br />
10 bin liralık, 5 yıllık telefon mu?<br />
Fark etmez.<br />
Çatlak ekranlı, ikinci el mi?<br />
Önemi yok.<br />
Telefonu sadece kullanmamış olmanız, devlet gözünde onu tekrar “yabancı” yapıyor.<br />
Bu artık vergi değil.<br />
Bu, kullanmama cezası.<br />
Bu, yoksulluk cezası.<br />
Bu, hayatın akışına kesilen fatura.<br />
Üstelik Kıbrıs’ta sıfır satılan bir telefon, Türkiye’ye gelince ÖTV ve KDV ile iki katına çıkıyor.<br />
Adil bir vergi dilimi olmayınca ne oluyor?<br />
Vatandaş kaçak yola itiliyor.<br />
İstemeden.<br />
Mecbur bırakılarak.<br />
Esnaf zaten zor durumda.<br />
Dar gelirli zaten borçlu.<br />
Çalışan zaten nefes alamıyor.<br />
Ama öte yandan ne görüyoruz?<br />
Milyarlık borçları olan büyük holdinglerin borçları siliniyor.<br />
Vergi yükü kime kalıyor?<br />
Çalışana.<br />
Emekliye.<br />
Gurbetçiye.<br />
Öğrenciye.<br />
10 bin liralık telefonun IMEI kaydı 54 bin liraysa,<br />
burada vergi adaletinden değil,<br />
vicdan sınavından söz ederiz.<br />
Vatandaş vergiye karşı değil.<br />
Ama adil olana razı.<br />
Modeline göre, yaşına göre, değerine göre bir sistem istiyor.<br />
Hem israf önlensin diyor,<br />
hem kaçakçılık bitsin diyor.<br />
En çok da şunu söylüyor:<br />
“Beni suçlu gibi görmeyin.<br />
Telefonumu kullanmadım diye cezalandırmayın.<br />
Ben bu ülkenin vatandaşıyım.”<br />
Bu ses büyüyor.<br />
Bu tepki yayılıyor.<br />
Ve artık herkes aynı şeyi söylüyor:<br />
Vergi adalet ister.<br />
Adalet yoksa, tepki kaçınılmazdır.<br />
Çünkü bugün gelinen noktada insanlar şunu açıkça görüyor:<br />
Vatanını seveni devlete küstürmenin yeni yolu bulunmuş durumda.<br />
Ne bayrağa saldırarak,<br />
ne dile,<br />
ne kimliğe…<br />
Cebine dokun.<br />
Adaletsiz vergiyle ez.<br />
Mantığı değil, vicdanı yarala.<br />
Çalışanı suçlu gibi hissettir.<br />
Kullanmayanı bile cezalandır.<br />
Vergi adaletsizliğini yay.<br />
Herkesi potansiyel kaçakçı gibi gör.<br />
Sonra da “neden güven kalmadı?” diye sor.<br />
Oysa bu millet vergiden kaçmaz.<br />
Ama adaletsizliğe boyun da eğmez.<br />
Devletle vatandaş arasındaki bağ, korkuyla değil adaletle kurulur.<br />
O bağ koparsa, ne telefon kalır ne sistem. İnsanlar artık şunu fısıldamıyor, yüksek sesle söylüyor: “Devletim güçlü olsun isterim, ama beni ezen değil, koruyan olsun isterim.”<br />
Ve herkes biliyor ki: Adalet zedelenirse, sadece cebimiz değil, aidiyetimiz de yara alır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aybuketurkhaber.com/vergiyle-terbiye-edilen-vatandasin-sessiz-cigligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halk Kemeri Sıktıkça Fırsatçılar Semiriyor!</title>
		<link>https://www.aybuketurkhaber.com/halk-kemeri-siktikca-firsatcilar-semiriyor/</link>
					<comments>https://www.aybuketurkhaber.com/halk-kemeri-siktikca-firsatcilar-semiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Dec 2025 00:16:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[asgari ücret]]></category>
		<category><![CDATA[bedelli askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[dar gelirli]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[emekli]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[esnaf]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatçılar]]></category>
		<category><![CDATA[gelir adaletsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[gıda fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[halkın cebine dokunan zamlar]]></category>
		<category><![CDATA[harçlar]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[köprü ve otoyol ücretleri]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[sokak enflasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[trafik sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[vergi yükü]]></category>
		<category><![CDATA[vicdansız fırsatçılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=50875</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Türkiye uzun zamandır ekonomik bir fırtınanın kıyısında değil, tam göbeğinde yaşıyor. Fırtına büyüyor, rüzgâr sertleşiyor, fakat ilginçtir: İktidar da muhalefet de pencereyi kapatıp uyuyormuş gibi davranıyor. Dışarıda emekli, dar gelirli, vergi yükü altında ezilen esnaf borçla, zamla, harçla boğuşurken; içeride yüksek koltukların sessizliği uğuldayan rüzgârı bile bastırıyor. Defter yenileme harcı artıyor…Köprü ve &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 data-start="372" data-end="749"><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p data-start="372" data-end="749">Türkiye uzun zamandır ekonomik bir fırtınanın kıyısında değil, tam göbeğinde yaşıyor. Fırtına büyüyor, rüzgâr sertleşiyor, fakat ilginçtir: İktidar da muhalefet de pencereyi kapatıp uyuyormuş gibi davranıyor. Dışarıda emekli, dar gelirli, vergi yükü altında ezilen esnaf borçla, zamla, harçla boğuşurken; içeride yüksek koltukların sessizliği uğuldayan rüzgârı bile bastırıyor.</p>
<p data-start="751" data-end="1045">Defter yenileme harcı artıyor…<br data-start="781" data-end="784" />Köprü ve otoyollar cep yakıyor…<br data-start="815" data-end="818" />Sağlık sigortası primleri yükseliyor…<br data-start="855" data-end="858" />Araç trafik sigortası başka bir kara delik…<br data-start="901" data-end="904" />Noter harçları ayrı bir yük…<br data-start="932" data-end="935" />Bedelli askerlik ücreti bir yılda bir araba parasına dönüyor…<br data-start="996" data-end="999" />Gıda fiyatları zaten başlı başına bir felaket.</p>
<p data-start="1047" data-end="1118">Ama kimse çıkıp şu soruya cevap vermiyor:<br data-start="1088" data-end="1091" /><strong data-start="1091" data-end="1118">Bu faturayı kim ödüyor?</strong></p>
<p data-start="1120" data-end="1326">Elbette bu ülkenin görünmeyen kahramanı olan esnaf, emekli, işçi, memur, çiftçi… Yani en kırılgan kesim. Onların omzuna bindirilen yük, artık bir ekonomik tercih değil; düpedüz bir hayatta kalma mücadelesi.</p>
<hr data-start="1328" data-end="1331" />
<p data-start="1333" data-end="1408"><strong data-start="1336" data-end="1408">Devlet “Enflasyon Düşecek” Diyor, Ama Vergi Kalemleri Kanat Çırpıyor</strong></p>
<hr />
<p data-start="1410" data-end="1564">Ne garip bir tezat:<br data-start="1429" data-end="1432" />Bir yanda hükümet “enflasyon düşüyor, düşecek” diyor…<br data-start="1485" data-end="1488" />Diğer yanda vergi ve harç listesi her yılbaşında Everest’e doğru tırmanıyor.</p>
<p data-start="1566" data-end="1851">İğneden ipliğe zam biniyor, dar gelirliden “biraz sabır”, “biraz kemer sıkma”, “biraz fedakârlık” isteniyor. Ama fedakârlığın ölçüsü hep aynı: <strong data-start="1709" data-end="1752">Zayıf olan daha çok fedakârlık yapacak.</strong> Gücü olanın fedakârlığı ise sadece bir basın toplantısı süresince dile getirilen laflardan ibaret.</p>
<p data-start="1853" data-end="1991">Ekonominin kitabı yeniden yazılıyor belki ama bu kitabın bedelini dar gelirli ödüyor, baskısını ise fırsatçıların ahlaksızlığı üstleniyor.</p>
<hr data-start="1993" data-end="1996" />
<p data-start="1998" data-end="2047"><strong data-start="2001" data-end="2047">Vicdansız Fırsatçılar ve Gıda Teröristleri</strong></p>
<hr />
<p data-start="2049" data-end="2271">Enflasyon kadar tehlikeli bir şey varsa o da <strong data-start="2094" data-end="2119">vicdansız fırsatçılar</strong>dır.<br data-start="2123" data-end="2126" />Asgari ücret artıyor → Zam geliyor.<br data-start="2161" data-end="2164" />Memur ve emekli maaşları açıklanıyor → Zam geliyor.<br data-start="2215" data-end="2218" />Aslında döviz yerinde duruyor → Ama yine zam geliyor.</p>
<p data-start="2273" data-end="2363">Bu ülkenin en büyük paradoksu şu:<br data-start="2306" data-end="2309" />Ekonomi kötüye gidiyor ama fırsatçıların yüzü gülüyor.</p>
<p data-start="2365" data-end="2606">Market raflarında “etiket değişimi” artık ekonomik bir terim değil; resmen toplumsal bir travma hâline geldi. Bir bakmışsınız aynı ürün aynı gün içinde üç kez fiyat değiştirmiş. Denetim yok, vicdan yok, düzen yok… Olan yine vatandaşa oluyor.</p>
<hr data-start="2608" data-end="2611" />
<p data-start="2613" data-end="2637"><strong data-start="2616" data-end="2637">Muhalefet Nerede?</strong></p>
<hr />
<p data-start="2639" data-end="2778">Bu noktada dönüp muhalefete bakıyoruz.<br data-start="2677" data-end="2680" />İktidarı eleştirmek kolay ama <strong data-start="2710" data-end="2730">alternatif olmak</strong> zor.<br data-start="2735" data-end="2738" />Bu zorunluktan maalesef kaçıyor gibiler.</p>
<p data-start="2780" data-end="3110">Ana muhalefet partisi CHP, yıllardır “milletin sesi” olma iddiasını taşıyor. Fakat ekonomik yangın büyürken, işsizlik çığrından çıkmışken, raflarda yangın varken, Ankara koridorlarında <strong data-start="2965" data-end="2988">Silivri diplomasisi</strong> yürütmek toplumun beklentisine karşılık değil. Vatandaş “yangını söndürün” diyor, siyaset ise “dosyaları bekletin” diyor.</p>
<p data-start="3112" data-end="3316">İktidarın destekçisi konumdaki diğer partiler ise eleştirmek bir yana, bu tablo karşısında sessizliği tercih ediyor.<br data-start="3228" data-end="3231" />Sanki zamları gören yok, vergi yükünü hisseden yok, market fiyatlarıyla yüzleşen yok.</p>
<hr data-start="3318" data-end="3321" />
<p data-start="3323" data-end="3388"><strong data-start="3326" data-end="3388">Ne İktidar Ne Muhalefet Enflasyonun Gerçek Yüzünü Görmüyor</strong></p>
<hr />
<p>Sokağın gerçeği başka.<br data-start="3412" data-end="3415" />Siyasetin anlattığı başka.<br data-start="3441" data-end="3444" />İktidarın ekonomik çizelgesi başka.<br data-start="3479" data-end="3482" />TÜİK’in açıkladığı ise bambaşka.</p>
<p data-start="3516" data-end="3696">TÜİK, sokağın enflasyonunu yansıtmıyor.<br data-start="3555" data-end="3558" />Vatandaşın cebiyle TÜİK tabloları arasındaki fark, artık uçurumdan büyük.<br data-start="3631" data-end="3634" />Halkın yaşadığı hayat başka; devletin hesapladığı hayat başka.</p>
<p data-start="3698" data-end="3820">Gerçek enflasyon mutfakta.<br data-start="3724" data-end="3727" />Gerçek enflasyon kasada.<br data-start="3751" data-end="3754" />Gerçek enflasyon pazarda.<br data-start="3779" data-end="3782" />Ama kimse bu gerçeği duymak istemiyor.</p>
<hr data-start="3822" data-end="3825" />
<p data-start="3827" data-end="3868"><strong data-start="3830" data-end="3868">Bu Hikâyenin Sonu Nasıl Yazılacak?</strong></p>
<hr />
<p data-start="3870" data-end="3997">Bir ülkede <strong data-start="3881" data-end="3901">baş bozuk olunca</strong>, düzen bozulur.<br data-start="3917" data-end="3920" />Düzen bozulunca umut kırılır.<br data-start="3949" data-end="3952" />Umut kırılınca toplum dayanma gücünü yitirir.</p>
<p data-start="3999" data-end="4172">Bugün Türkiye’de yaşanan tam da budur.<br data-start="4037" data-end="4040" />Vergi yükü altında ezilen esnaf, geçim derdine gömülen emekli, zamlarla boğuşan asgari ücretli…<br data-start="4135" data-end="4138" />Hepsi aynı hikâyenin satırlarıdır.</p>
<p data-start="4174" data-end="4200">Ve bu hikâye şunu soruyor:</p>
<p data-start="4202" data-end="4288"><strong data-start="4202" data-end="4288">Bu ülkenin omuzlarında yük taşıyan insanların artık biraz nefes alma hakkı yok mu?</strong></p>
<p data-start="4290" data-end="4457">Siyaset görmezden gelse bile, fırsatçılar istismar etse bile, bürokrasi kulak Verse bile…<br data-start="4379" data-end="4382" />Bu gerçek değişmiyor:<br data-start="4403" data-end="4406" />Bu toplum ayakta kalırsa, onların sırtında kalacak.</p>
<p data-start="4459" data-end="4526">Ve bu kez toplum sustuğunda değil, konuştuğunda değişim başlayacak.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aybuketurkhaber.com/halk-kemeri-siktikca-firsatcilar-semiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belediyecilik Kavga Değil, Hizmet İşidir!</title>
		<link>https://www.aybuketurkhaber.com/belediyecilik-kavga-degil-hizmet-isidir/</link>
					<comments>https://www.aybuketurkhaber.com/belediyecilik-kavga-degil-hizmet-isidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aziz Dağtekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Nov 2025 21:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[adaletli yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[adil yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[ahlaklı yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[alın teri]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediye başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye disiplini]]></category>
		<category><![CDATA[belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[devlet ciddiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[devlet terbiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[devletin nefesi]]></category>
		<category><![CDATA[dürüst belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[dürüstlük]]></category>
		<category><![CDATA[gönül belediyeciliği]]></category>
		<category><![CDATA[görev şuuru]]></category>
		<category><![CDATA[halkın emaneti]]></category>
		<category><![CDATA[halkın güveni]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetin mabedi]]></category>
		<category><![CDATA[kamu ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[kamu hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[liyakat]]></category>
		<category><![CDATA[MHP belediyeciliği]]></category>
		<category><![CDATA[millet ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[millete hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[milletin duası]]></category>
		<category><![CDATA[milletin emaneti]]></category>
		<category><![CDATA[milletin gücü]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçi belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[namus]]></category>
		<category><![CDATA[rant değil adalet]]></category>
		<category><![CDATA[şehir ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[tevazu]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[üretken belediyecilik]]></category>
		<category><![CDATA[üretkenlik]]></category>
		<category><![CDATA[vatan hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[vatan sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[yerel yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.aybuketurkhaber.com/?p=49880</guid>

					<description><![CDATA[Aziz DAĞTEKİN Yazdı Belediye bir makam değil, millete verilmiş bir sözdür.O kapıdan keyifle değil, görev şuuruyla girilir.Orası otel değildir, lokanta değildir. Orası hizmetin mabedidir! Belediye kapısı, keyif kapısı değildir!Orası gölge etme yeri hiç değildir!Belediye, milletin alın terinin toplandığı, hizmetin hesap verdiği mukaddes bir ocaktır! Bir belediye başkanı o kapıdan asık suratla değil, besmeleyle, tebessümle, adaletle &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aziz DAĞTEKİN Yazdı</strong></h3>
<hr />
<p>Belediye bir makam değil, <strong data-start="606" data-end="638">millete verilmiş bir sözdür.</strong><br data-start="638" data-end="641" />O kapıdan keyifle değil, <strong data-start="666" data-end="684">görev şuuruyla</strong> girilir.<br data-start="693" data-end="696" />Orası otel değildir, lokanta değildir. Orası <strong data-start="743" data-end="766">hizmetin mabedidir!</strong></p>
<p data-start="768" data-end="946">Belediye kapısı, <strong data-start="785" data-end="811">keyif kapısı değildir!</strong><br data-start="811" data-end="814" />Orası gölge etme yeri hiç değildir!<br data-start="849" data-end="852" />Belediye, milletin alın terinin toplandığı, hizmetin hesap verdiği <strong data-start="921" data-end="946">mukaddes bir ocaktır!</strong></p>
<p data-start="948" data-end="1250">Bir belediye başkanı o kapıdan <strong data-start="979" data-end="1002">asık suratla değil, besmeleyle, tebessümle, adaletle</strong> girer.<br data-start="1048" data-end="1051" />Çünkü o belediyede çalışan müdür, memur, işçi onu görünce <strong data-start="1111" data-end="1136">kanatlanıp uçmalıdır!</strong><br data-start="1136" data-end="1139" /><strong><em>“İşte bizim liderimiz geliyor!”</em></strong> diyebilmelidir.<br data-start="1186" data-end="1189" />İşte o zaman orada <strong data-start="1208" data-end="1250">huzur olur, bereket olur, adalet olur!</strong></p>
<p><strong>DEVLET CİDDİYETİ, MİLLET AHLAKI</strong></p>
<p data-start="1293" data-end="1457">Her bir belediye başkanı, meclis üyelerini sevse de sevmese de onları dikkate almak zorundadır. Çünkü her biri milletten yetki almıştır. Onlar başkandan devlet ciddiyeti, tatlı dil ve adamlık bekler. Unutmasın ki <strong>belediyecilik kavga işi değil, millete hizmet işidir!</strong></p>
<p data-start="1459" data-end="1724">Belediyeci, makamda oturan değil, <strong>milletin gönlünde yer eden</strong> kişidir.<br data-start="1534" data-end="1537" />O yüzden MHP belediyeciliği, reklamla değil, <strong data-start="1584" data-end="1596">icraatla</strong> konuşur!<br data-start="1605" data-end="1608" />Rantla değil, <strong data-start="1622" data-end="1634">adaletle</strong> yürür!<br data-start="1641" data-end="1644" />Şekille değil, <strong data-start="1659" data-end="1670">ahlakla</strong> yönetir!<br data-start="1679" data-end="1682" />Millete yük olmaz, <strong data-start="1701" data-end="1724">millete nefes olur!</strong></p>
<p><strong>ÜRETKENLİK, TASARRUF VE NAMUS</strong></p>
<p data-start="1765" data-end="1951">MHP belediyeciliği üretkendir!<br data-start="1800" data-end="1803" />Tasarrufu <strong data-start="1813" data-end="1822">şeref</strong>, alın terini <strong data-start="1838" data-end="1847">namus</strong>, milletin hakkını <strong data-start="1868" data-end="1878">emanet</strong> bilir.<br data-start="1885" data-end="1888" />Her kuruşun hesabını verir, her adımda milletin duasını arar.</p>
<p data-start="1953" data-end="2208">Çünkü bir ülkenin gerçek yüzü, belediyesinin kapısından içeri girildiğinde belli olur.<br data-start="2041" data-end="2044" />Eğer içeride huzur varsa, <strong data-start="2070" data-end="2095">evde de huzur vardır.</strong><br data-start="2095" data-end="2098" />Eğer içeride adalet varsa, <strong data-start="2125" data-end="2150">şehir huzura kavuşur.</strong><br data-start="2150" data-end="2153" />Eğer içeride milliyetçilik varsa, <strong data-start="2187" data-end="2208">devlet güç bulur.</strong></p>
<p><strong>MHP BELEDİYECİLİĞİ MİLLETİN GÜCÜ, DEVLETİN NEFESİ</strong></p>
<p data-start="2266" data-end="2358">Unutulmasın!<br />
<strong data-start="2281" data-end="2358">Belediye, bir ülkenin küçük maketi değil, bir milletin büyük namusudur!</strong></p>
<p data-start="2266" data-end="2358">MHP’nin belediyeciliği, sistemin süsü değil, <strong data-start="2403" data-end="2424">milletin gücüdür!</strong><br data-start="2424" data-end="2427" />Kapısından giren herkes şu duyguyu hissetmelidir:</p>
<ul>
<li data-start="2480" data-end="2636">Burada hizmet var!</li>
<li>Burada adalet var!</li>
<li>Burada devlet ciddiyeti var!</li>
<li>Burada Türk milliyetçiliğinin üretken belediyeciliği var!</li>
</ul>
<p>Çünkü bu anlayışta belediye, <strong>devletin nefesi, milletin sesi, adaletin adresidir!</strong></p>
<p>MHP belediyeciliği; lafla değil <strong data-start="2777" data-end="2789">icraatla</strong>, rantla değil <strong data-start="2806" data-end="2818">adaletle</strong>, gösterişle değil <strong data-start="2839" data-end="2855">üretkenlikle</strong> yol alır. Her kararın merkezinde <strong data-start="2892" data-end="2910">millet vardır. </strong>Her adımında <strong data-start="2926" data-end="2960">vatan sevgisi, ahlak, disiplin</strong> vardır.</p>
<p data-start="2972" data-end="3084">Ve biz inanıyoruz ki, eğer bir şehir milliyetçi bir başkanın elindeyse, o şehir sadece büyümez, <strong data-start="3072" data-end="3084">dirilir. </strong>Çünkü biz biliyoruz ki, <strong>Belediye, milletin alın teridir onu korumak, bizim namusumuzdur!</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.aybuketurkhaber.com/belediyecilik-kavga-degil-hizmet-isidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
