ABD ile İran arasında yürütülen müzakere süreci, ateşkesin sona ermesine sayılı günler kala yeniden belirsizliğe sürüklenmiş durumda. Sürece ilişkin son açıklamalar, taraflar arasındaki gerilimin halen yüksek olduğunu ve kalıcı bir anlaşmanın henüz uzak olduğunu gösteriyor.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, yaptığı açıklamada ateşkesin kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini vurgulayarak, tarafların yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesinin şart olduğunu dile getirdi. Kalibaf, özellikle ateşkes ihlallerine dikkat çekerek, bu durum devam ettiği sürece stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının mümkün olmadığını ifade etti. Bu açıklama, enerji taşımacılığı açısından kritik olan bölgenin geleceğine dair endişeleri artırdı.
Kalibaf’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur ise deniz ablukasına yönelik eleştiriler oldu. İranlı yetkili, kapsamlı ve gerçek bir ateşkesin ancak ekonomik ve askeri baskıların sona ermesiyle anlam kazanacağını belirtti. Dünya ekonomisinin bu süreçte adeta rehin alındığını savunan Kalibaf, bölgedeki gerilimin yalnızca askeri değil, aynı zamanda ekonomik sonuçlar doğurduğunu da vurguladı.
Öte yandan ABD cephesinden gelen açıklamalar daha temkinli bir iyimserlik içeriyor. ABD Başkanı Donald Trump, mevcut ateşkes süresinin uzatıldığını duyurarak taraflar arasında anlaşma sağlanana kadar diplomatik sürecin devam edeceğini belirtti. Trump, önümüzdeki günlerde özellikle cuma gününe kadar yeni gelişmeler yaşanabileceğini ve barış görüşmelerinin yeniden ivme kazanabileceğini ifade etti. Bu açıklama, uluslararası kamuoyunda ihtiyatlı bir umut yarattı.
Ancak sahadaki gerçekler, diplomatik açıklamaların aksine daha karmaşık bir tablo çiziyor. Taraflar arasında planlanan ikinci tur görüşmeler henüz netlik kazanmış değil. Pakistan’da kurulması planlanan müzakere masasının yeniden toplanamaması, sürecin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Bu durum, tarafların temel konularda halen ciddi görüş ayrılıkları yaşadığını ortaya koyuyor.
Hürmüz Boğazı konusu ise krizin en kritik başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. İran, daha önce Lübnan ile İsrail arasında sağlanan kısa süreli ateşkesin ardından boğazı yeniden açma kararı almıştı. Ancak bu açılım uzun soluklu olmadı. ABD’nin bölgedeki askeri ve ekonomik baskıyı sürdürme kararı sonrası boğaz yalnızca 19 saat açık kaldıktan sonra yeniden kapatıldı. Bu gelişme, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açarken, bölgedeki tansiyonun ne kadar hızlı yükselebileceğini de gösterdi.
Kalibaf, açıklamasında askeri yöntemlerin çözüm getirmediğini özellikle vurguladı. İran’ın hedeflerine askeri saldırılarla ulaşılamayacağını ifade eden Meclis Başkanı, kalıcı çözümün ancak İran halkının haklarının tanınmasıyla mümkün olacağını söyledi. Bu söylem, İran’ın müzakere masasında daha çok siyasi ve ekonomik taleplere odaklanacağının sinyalini veriyor.
Tüm bu gelişmeler ışığında, ABD ile İran arasındaki süreç oldukça hassas bir dengede ilerliyor. Bir yanda diplomatik temasların sürdürülmesi yönünde açıklamalar yapılırken, diğer yanda sahadaki ihlaller ve karşılıklı güvensizlik ortamı çözümün önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi küresel ticaret açısından kritik noktaların kapalı kalması, yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.
Önümüzdeki 36 ila 72 saatlik süreç, taraflar arasındaki müzakerelerin geleceği açısından belirleyici olabilir. Eğer taraflar ikinci tur görüşmeler konusunda uzlaşma sağlayabilirse, ateşkesin kalıcı bir anlaşmaya dönüşmesi mümkün olabilir. Ancak aksi durumda, bölgedeki gerilimin yeniden tırmanması ve daha geniş çaplı bir krize dönüşmesi ihtimali de göz ardı edilmiyor.
Aybüke Türk Haber "Habere Bozkutça Bakış"