| Aziz DAĞTEKİN Yazdı |
Tarih tekerrür etmiyor; bilerek ve planlanarak tekrar ettiriliyor.
Sahne aynı, oyuncular aynı, senaryo ise artık ezbere biliniyor.
Bugün Venezuela…
Dün Irak’tı, Afganistan’dı, Libya’ydı, Suriye’ydi…
Yarın hangi ülke?
ABD yine sahnede.
Elinde demokrasi maskesi, cebinde petrol haritası, arkasında uçak gemileri…
ÖNCE ALGI, SONRA İŞGAL
ABD’nin işgal planları hiç değişmedi.
Yüzyıldır aynı yöntem, aynı bahane, aynı yıkım.
Bir ülkenin yer altı zenginliklerine göz diker:
-
Petrol varsa “özgürlük” der
-
Doğalgaz varsa “insan hakları” der
-
Altın varsa “demokrasi” der
-
Direniş varsa “kimyasal silah” uydurur
Önce dünya medyası devreye girer.
Manşetler atılır, uzmanlar konuşturulur, algı inşa edilir.
“Halk baskı altında”, “rejim gayrimeşru”, “lider diktatör”…
Ardından yaptırımlar gelir.
Açlık başlar.
Ekonomi çöker.
Kaos büyür.
Ve sonra…
Bombalar demokrasi adına düşer.
VENEZUELA, PETROL KADAR BÜYÜK BİR GÜNAH
Venezuela’nın suçu ne?
Dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip olmak.
Suçu ne?
Petrolünü ABD yerine Çin’e, Rusya’ya satmak istemek.
Suçu ne?
“Ben bağımsızım” diyebilmek.
İşte bu yüzden bugün Caracas bombalanıyor.
İşte bu yüzden “Maduro meşru değil” deniyor.
İşte bu yüzden rejim değişikliği açık açık konuşuluyor.
Bu bir demokrasi operasyonu değil,
Bu düpedüz enerji soygunudur.
93 DARBE, 93 YIKIM, 93 SESSİZLİK
ABD’li bir yetkilinin itirafıyla.
1946’dan sonra 93 darbe veya rejim değişikliğinde ABD parmağı var.
Bu bir iddia değil.
Bu bir komplo teorisi değil.
Bu bir itiraf.
Filipinler’den İran’a,
Guatemala’dan Şili’ye,
Irak’tan Libya’ya…
Haritalar değişti,
Ülkeler yıkıldı,
Milyonlar öldü.
Ama ABD’nin gerekçeleri hiç değişmedi.
DÜNYA NE YAPIYOR?
Dünya devletleri ne yapıyor biliyor musunuz?
Bir sinema salonunda gibi oturuyor.
Ekranda bombalar patlıyor, çocuklar ölüyor, ülkeler yağmalanıyor…
Ve herkes böm böm bakıyor.
BM susuyor.
NATO izliyor.
İnsani kuruluşlar rapor yazıyor.
Raporlar raflarda çürüyor.
BU BİR ÇAĞRIDIR!
Ben gazeteci-yazar Aziz Dağtekin olarak buradan dünya kamuoyuna açıkça sesleniyorum:
Bu işgaller son bulmalı!
Bu soygun düzeni durdurulmalı!
Bu ikiyüzlü “demokrasi” yalanı artık kimseyi kandıramaz!
Birleşmiş Milletler’e çağrımdır. Artık güçlülerin değil, halkların yanında durun!
NATO’ya çağrımdır. Saldırı ittifakı değil, barış gücü olun!
Dünya halklarına çağrımdır.
Bugün Venezuela, yarın sizsiniz!
MAZLUMLARIN YANINDA SAF TUTUN
Venezuela yalnız değildir.
Irak yalnız değildi.
Filistin yalnız değildir.
Libya yalnız değildi.
Bu çağrı, Bombalar altında kalan çocuklar içindir.
Bu çağrı, Toprağına sahip çıkmak isteyen halklar içindir.
Bu çağrı, Dünyanın vicdanına yapılmış son uyarıdır.
Ya susarak suça ortak olacağız,
ya da mazlumların yanında insan kalacağız.
Tarih bunu yazacak.
Ve kim nerede durmuşsa, orada anılacak.
Aybüke Türk Haber "Habere Bozkutça Bakış"
