Aziz DAĞTEKİN Yazdı
Tarih bize şunu defalarca öğretti: Bir ülke içeriden karıştırılmadan, sokakları alevlendirilmeden, ekonomisi nefessiz bırakılmadan rejim değiştirilmez. İran’da bugün yaşananlar ne “kendiliğinden halk hareketi” ne de masum ekonomik tepkilerdir. Bu, yıllardır adım adım örülen bir kaos mühendisliğinin sahaya sürülmüş halidir.
Bu gün İran’da bu yaşananlar protesto değil.
Bu yaşananlar muhalefet hiç değil.
Bu yaşananlar halk ayaklanması asla değil.
Bu yaşananlar, bir ülkenin iradesini kırmak, devletini diz çöktürmek ve haritasını masada değil sokakta yeniden çizmek için yürütülen dış destekli bir darbe provasıdır.
Ekmek bahanedir.
Ekonomi bahanedir.
Özgürlük söylemi bir kamuflajdır.
Çünkü hiçbir halk kendi camisinin ateşe verilmesine alkış tutmaz.
Hiçbir millet kendi bayrağını yakarak özgürleşmez.
Hiçbir meşru itiraz, kutsalına saldırarak, sembollerini çiğneyerek, ülkesini aşağılayarak yapılmaz.
Camiler yakılıyorsa,
Bayraklar yerlerde sürükleniyorsa,
Şiddet organize ediliyorsa…
Orada halk yoktur.
Orada muhalefet yoktur.
Orada provokasyon vardır, istihbarat vardır, kiralık kaos vardır.
Bu, sokaktan yükselen bir isyan değil; dışarıdan itilen, parayla beslenen, kameralarla servis edilen bir yıkım senaryosudur.
Bu senaryo tanıdıktır.
Oyuncular tanıdıktır.
Ve hedef bellidir: İran’ı içeriden çökertmek.
İran bugün açlıkla değil, istihbaratla terbiye edilmek isteniyor. Sokaklara dökülen öfkenin arkasında ne spontane halk iradesi var ne de masum talepler. Arkasında CIA var, MOSSAD var, dolar var, turist kılığında sokulmuş kiralık provokatörler var.
Camiler yakılıyorsa,
İnsanlar diri diri ateşe veriliyorsa,
Kafalar kesiliyorsa…
Bu, ne özgürlüktür ne adalet.
Bu, işgalin yeni versiyonudur.
Bayrak Yakanlar Kimin Bayrağını Taşıyor?
Batı medyası aynı anda düğmeye bastı.
Aynı görüntüler, aynı başlıklar, aynı yalanlar:
“Rejim halkını öldürüyor.”
Oysa gerçek şu:
Devlet, halkını değil; devlet kılığına girmiş düşmanı temizlemeye çalışıyor.
ABD, İran’da rejim değişikliği istiyor çünkü:
-
İsrail’in güvenliği için İran nefessiz bırakılmalı
-
Çin-Rusya hattı koparılmalı
-
Ortadoğu yeniden kanla şekillendirilmeli.
Ve evet, bunu ekonomik kriz bahanesiyle yapıyorlar.
Trump: Kaosun Tetikçisi
Trump tehdit ediyor, Pehlevi artıkları kışkırtıyor, Batı basını alkış tutuyor.
Bu bir denklem değil; bu bir darbe provasıdır.
ABD kendi içindeki çürümeyi örtmek için dünyayı ateşe atıyor.
Seçim kaosu, borç batağı, sokak çatışmaları…
Bunların hepsini perdelemek için düğmeye basıldı.
İran bugün hedefteyse, yarın hedef sizsiniz.
İran Uyanmak Zorunda
İran’ın artık yarım önlemlerle, ikili askeri yapılarla, belirsiz güvenlik refleksleriyle yol alması mümkün değil.
-
Devrim Muhafızları ve ordu tek komuta altında birleşmelidir.
-
Provokatör ile protestocu ayırt edilmeden atılacak her adım, Washington’un ekmeğine yağ sürer.
-
Sertlik şarttır ama akılsız sertlik intihardır.
Roma’yı yakan Neron’du.
Bugün dünyayı yakmaya çalışan ise Beyaz Saray’dan konuşuyor.
Trump, çağımızın NERON’udur.
Ve tarih şunu yazar:
İran düşerse, sırada Avrupa vardır.
Fransa, Almanya, İtalya…
Hiçbiri bu ateşten muaf değildir.
Aybüke Türk Haber "Habere Bozkutça Bakış"
