Suriye’de Yarım Entegrasyon Tuzağı! YPG Deneyimi Ne Söylüyor?

Aziz DAĞTEKİN Yazdı


Ortadoğu’da hiçbir yapı, ABD’nin geçici çıkarları kadar hızlı parlayıp, aynı hızla terk edilmemiştir. Bugün YPG/SDG’nin Washington’a attığı “bizi kurtarın” çağrısı, yalnızca sahadaki bir askeri korkunun değil, yıllardır pazarlanan büyük bir stratejik yalanın çöküşünün ilanıdır.

“100 Bin Kişilik Ordu” Masalı Neden Çöktü?

ABD ve Batılı medya yıllar boyunca YPG’yi:

  • 100 bin kişilik düzenli bir ordu,

  • DEAŞ’ı yenen en güçlü kara gücü,

  • Suriye Kürtlerinin tek temsilcisi,

  • Ekonomik olarak kendi kendine yeten özerk yapı olarak pazarladı.

Ancak sahadaki gerçek şudur:

  1. YPG’nin gerçek silahlı kapasitesi, ABD askeri raporları ve CENTCOM saha değerlendirmelerine göre 30–40 bin civarında, bunun önemli bir bölümü:

    • Zorla silah altına alınmış Arap unsurlar,

    • Maaş kesildiğinde dağılan milisler,

    • Aşiret bağlılığı YPG’den güçlü olan geçici birliklerdir.

  2. ABD çekilme sinyali verdiği anda:

    • YPG’nin “ordu”su çözülmüş,

    • Komuta-kontrol sistemi işlemez hale gelmiş,

    • Halk desteği iddiası fiilen ortadan kalkmıştır.

Gerçek bir halk ordusu, Washington’dan güvence ister mi?

ABD YPG’den Vaz mı Geçti? Sahadaki Soğuk Gerçek

ABD’nin YPG’ye yaklaşımı hiçbir zaman ideolojik değil, tamamen araçsaldı.

  • ABD için YPG:

Ne devlet kuracak bir ortak,

Ne de Suriye’nin geleceğinde vazgeçilmez bir aktördü.

YPG, DEAŞ’la mücadelede “ucuz kara gücü” olarak kullanıldı.

Bugün gelinen noktada:

ABD’nin önceliği İran’ı sınırlamak, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve Rusya’yı dengelemek.

YPG bu denklemde yük haline gelmiştir.

Bu nedenle Washington:

YPG’yi korumak yerine,

Şam’la entegrasyon seçeneğini masaya sürmektedir.

Bu, bir “terk ediştir”; ama sessiz ve kontrollü bir terk ediş.

70 Bin TIR Silah Ne Olacak? En Kritik Soru

ABD Savunma Bakanlığı kayıtlarına göre:

YPG/SDG’ye on binlerce TIR silah ve mühimmat verilmiştir.

Bu silahların büyük kısmı:

Seri numarası takibi zayıf,

Geri toplanması neredeyse imkânsız sistemlerdir.

Olası senaryolar:

  1. Bir kısmı Suriye ordusuna devredilecek, ancak:

    Bu silahların YPG kadroları üzerinde kalıcı bir güç üretme riski vardır.

  2. Bir kısmı Irak kuzeyine aktarılabilir.
  3. Bir kısmı yeraltına çekilerek ileride merkezi devlete karşı koz olarak saklanabilir.

Bu nedenle entegrasyon süreci denetimsiz bırakılırsa, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi benzeri bir “gecikmeli özerklik” tehlikesi doğar.

Mazlum Abdi ve YPG Kadroları Suriye Ordusunda Ne Olur?

Mazlum Abdi ve benzeri isimler:

  • PKK hiyerarşisinden gelen,

  • Kandil geçmişi olan,

  • Devlet sadakati değil, örgüt sadakati taşıyan figürlerdir.

Bu isimlere:

  • Vali,

  • Kolordu komutanı,

  • Üst düzey güvenlik pozisyonları

verilmesi demek, devletin içine yerleştirilmiş bir paralel yapı anlamına gelir.

Tarih çok nettir:

  • Lübnan’da,

  • Irak’ta,

  • Yemen’de

merkezi devlet, silahlı ideolojik yapıların sisteme “yarı entegre” edilmesiyle zayıflatılmıştır.

Suriye bu hatayı yapamaz.

YPG Kürtleri Temsil Etmiyor: Büyük Sessiz Çoğunluk

Bu gerçek özellikle vurgulanmalıdır:

  • YPG, ABD,ile İsrail ve diğer AB ülkeleri tarafından kullanılan kanlı bir aparattır.
  • YPG/YPG Kürtlerin tamamını temsil etmez,
  • Aksine Kürt aşiretlerinin önemli bir kısmını bastırmış, muhalif Kürt siyasetçileri sürgüne zorlamıştır.

ENKS ve diğer Kürt oluşumları YPG tarafından:

Tutuklanmış,

Baskı altına alınmış,

Siyasi alandan silinmiştir.

YPG’nin “Kürt halkı” söylemi, örgütsel meşruiyet üretme aracıdır.

İsrail Faktörü ve Özerklik Hayali Suya Düştü!

YPG’nin uzun vadeli hayali:

  • Irak kuzeyindeki modele benzer,

  • ABD ve İsrail güvenceli,

  • Merkezi devlete karşı pazarlık gücü olan
    bir özerk yapıdır.

Bu hayal:

  • Suriye’nin toprak bütünlüğüne,

  • Türkiye’nin ulusal güvenliğine
    doğrudan tehdittir.

Bugün “bizi kurtarın” diye ağlayan yapı, yarın fırsat bulduğunda yeniden başkaldıracaktır.

YPG/SDG Balonu Patladı, Gerçek Ortaya Çıktı!

YPG:

  • Ne halk ordusudur,

  • Ne sürdürülebilir bir yönetimdir,

  • Ne de ABD için vazgeçilmezdir.

ABD’nin kanatları çekilince:

  • 100 bin kişilik ordu” masalı çöktü,

  • “Özerklik” hayali dağıldı,

  • “Tek temsilci” iddiası buharlaştı.

Bugün yaşananlar bir çöküş değil, hakikatin görünür hale gelmesidir.

Türkiye ve Suriye için mesaj nettir:

Silahlı terör yapılarıyla yarım entegrasyon değil, tam tasfiye ve gerçek devlet aklı gerekir.

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

DEAŞ Bitti mi, Yoksa Bilerek mi Canlandırılıyor? YPG’nin Hamlesi Soru İşareti!..

Suriye’nin kuzeyinde YPG/SDG kontrolündeki cezaevlerinden DEAŞ mensuplarının serbest bırakılması, bölgede yeni ve son derece tehlikeli …

Bir yanıt yazın