ABD Başkanı Donald Trump, dün düzenlediği basın toplantısında Suriye’deki son gelişmelere ve Kürt gruplarla ilgili değerlendirmelere ilişkin soruları yanıtladı. Trump, kendisine yöneltilen “Kürtler sizi, kendilerini terk etmeyecek bir başkan olarak görüyor” ifadesine dikkat çeken soruya, maddi destek vurgusu yaparak karşılık verdi.
Trump, açıklamasında Kürtlere geçmişte önemli miktarda ödeme yapıldığını belirterek, “Kürtleri seviyorum ancak şunu anlamak gerekiyor; petrol karşılığında Kürtlere çok para verildi. Bunu kendi çıkarları için yaptılar, bizim için değil. Buna rağmen onlarla iyi ilişkiler kurduk ve onları korumaya çalıştık” dedi.
Suriye Ordusunun İlerlemesi
Basın toplantısında gündeme gelen bir diğer konu ise Suriye’deki askeri gelişmeler oldu. Suriye ordusu, Halep’te başlattığı operasyonlar kapsamında SDG/YPG kontrolündeki üç mahalleyi geri aldı. Ardından Fırat’ın batısına doğru ilerleyen güçler, Rakka, Tabka ve Deyrizor’da da örgütün kontrolünü sona erdirdi.
Bu gelişmelerin ardından Trump’a yöneltilen soru, Kürtlerin ABD yönetimine bakışını da yeniden gündeme taşıdı.
ABD–SDG İlişkilerinde Yeni Dönem
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ise yaptığı değerlendirmelerde, ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki askeri varlığının temel olarak DEAŞ’la mücadeleye dayandığını hatırlattı. Barrack, Kürtlerin öncülüğündeki SDG’nin 2019 yılına kadar DEAŞ’ın sözde hilafetinin çökertilmesinde sahadaki en etkili kara gücü olduğunu ifade etti.
Ancak mevcut koşulların önemli ölçüde değiştiğini vurgulayan Barrack, Suriye’nin artık uluslararası alanda tanınan bir merkezi hükümete sahip olduğunu ve 2025’in sonlarında DEAŞ’la Mücadele Küresel Koalisyonu’nun 90’ıncı üyesi olarak sürece katıldığını belirtti. Bu gelişmeyle birlikte ABD–SDG ortaklığının dayandığı temel gerekçenin büyük ölçüde ortadan kalktığını söyledi.
Entegrasyon Anlaşması ve Yol Haritası
Barrack, ABD’nin SDG’nin ayrı bir yapı olarak varlığını sürdürmesini desteklemediğini, aksine Şam yönetimiyle entegrasyon sürecini kolaylaştırdığını ifade etti. Bu kapsamda ABD, Suriye Hükümeti ve SDG liderliği arasında yürütülen temaslar sonucunda 18 Ocak’ta bir entegrasyon anlaşmasının imzalandığını ve sürece ilişkin net bir yol haritası belirlendiğini açıkladı.
Anlaşma çerçevesinde, SDG mensuplarının bireysel olarak ulusal orduya katılması, petrol sahaları, barajlar ve sınır kapıları gibi kritik altyapıların Şam yönetimine devredilmesi ile DEAŞ mensuplarının tutulduğu hapishane ve kampların kontrolünün merkezi hükümete bırakılması öngörülüyor.
ABD’nin Suriye’deki Askeri Varlığı
ABD’nin Suriye’de uzun vadeli bir askeri varlık hedeflemediğini dile getiren Barrack, Washington’un önceliklerini DEAŞ kalıntılarının tamamen tasfiyesi, uzlaşı sürecinin desteklenmesi ve ayrılıkçı ya da federal yapılar dayatılmadan ulusal birliğin güçlendirilmesi olarak sıraladı.
Barrack’a göre bu entegrasyon süreci, Kürtler açısından tam vatandaşlık hakları, anayasal kültürel güvenceler ve yönetime katılım imkânı sağlayabilir. Bu modelin, iç savaş döneminde SDG’nin sahip olduğu sınırlı ve geçici yarı özerk yapıdan daha ileri bir çerçeve sunduğu ifade edildi.
Aybüke Türk Haber "Habere Bozkutça Bakış"
