Kayıp Dosyada Kritik Detay: Hastane Kayıtları Silindi İddiası

Türkiye’nin yıllardır gündeminden düşmeyen Gülistan Doku dosyasında önemli bir gelişme daha yaşandı. 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kaybolan ve o günden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı. Özdemir’in gözaltına alınmasına, hastaneye ait bazı kayıtların silindiği yönündeki iddiaların neden olduğu öğrenildi.

Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun talimatıyla dosyanın yeniden ele alınması ve soruşturmanın genişletilmesi sürecinde özel bir ekip oluşturulmuştu. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar sonucunda, daha önce farklı görevlerde bulunan bazı isimler hakkında yeni işlemler başlatıldı. Bu gelişmeler doğrultusunda eski başhekim Çağdaş Özdemir’in de soruşturma kapsamına alındığı ve Bursa’da gözaltına alındığı bildirildi.

Sağlık Bakanlığı da konuya ilişkin bir açıklama yaparak, hastane kayıtlarının silindiği yönündeki iddialar üzerine hızlı bir şekilde inceleme başlatıldığını duyurdu. Bakanlık, olayın tüm yönleriyle araştırılması amacıyla müfettiş görevlendirildiğini ve sürecin titizlikle yürütüldüğünü ifade etti.

Gözaltına alınan Özdemir, gerekli sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıkta ifadesi alınan eski başhekim, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu gelişmeyle birlikte, Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklu sayısı 7’ye yükseldi.

Soruşturma dosyasına yansıyan en dikkat çekici unsurlardan biri, Gülistan Doku’nun kaybolmadan kısa bir süre önce hastaneye giriş yaptığına dair kayıtlarla ilgili oldu. Yapılan teknik incelemelerde, Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihinde sabah saat 09.09’da hastaneye giriş yaptığına ilişkin verilerin POLNET sisteminde yer aldığı ve bu bilgilerin resmi kayıt niteliği taşıdığı belirlendi. Ancak Hastane Bilgi Yönetim Sistemi’nde (HBYS) bu girişe ilişkin LOG kayıtlarının silindiği ortaya çıktı.

Bilirkişi raporlarında, söz konusu kayıtların sistemden kaldırılmasının sıradan bir işlem olmadığına dikkat çekildi. Rapora göre, bu tür verilerin silinebilmesi için ileri düzey yazılım bilgisi gerektiği, ayrıca sisteme yetkisiz müdahale yapılmış olabileceği değerlendirildi. Bu durum, olayın yalnızca bir kaybolma vakası olmaktan öteye geçerek daha karmaşık bir hal aldığını gösteren önemli bir bulgu olarak dosyaya girdi.

Ayrıca soruşturma kapsamında, Gülistan Doku’nun hastanedeki işlemlerine dair bazı verilerin özellikle gebelikle ilgili testlerle bağlantılı olabileceği yönünde iddialar da gündeme geldi. Bu iddiaların ardından başsavcılık tarafından söz konusu ihtimalin detaylı şekilde araştırılması için ek incelemeler başlatıldı.

Öte yandan dosyada daha önce gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında gözaltına alınan bazı şüphelilerin de tutuklandığı biliniyor. Bu kişiler arasında, Doku’nun cep telefonuna ait SIM kart verilerini sildiği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok’un yanı sıra, kamu kurumlarında görev yapmış bazı isimler de bulunuyor. Aynı soruşturma çerçevesinde Erdoğan Elaldı, Cemile Yücer, Celal Altaş, Nurşen Arıkan ve Ferhat Hanedan Güven’in de tutuklandığı belirtilmişti.

Soruşturmanın ilk aşamalarında 15 şüphelinin gözaltına alındığı, bu süreçte çeşitli kurumlarla bağlantılı kişilerin de ifadelerinin alındığı öğrenildi. Yetkililer, dosyada elde edilen yeni bulgular doğrultusunda soruşturmanın derinleştirildiğini ve tüm ihtimallerin değerlendirildiğini vurguluyor.

Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin belirsizlik sürerken, ortaya çıkan yeni deliller ve yapılan tutuklamalar, dosyada önemli kırılma noktaları olarak değerlendiriliyor. Özellikle dijital kayıtlar üzerindeki manipülasyon iddiaları, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte görülüyor.

Yetkililer, soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü ve kamuoyunun yakından takip ettiği bu dosyada tüm gerçeklerin ortaya çıkarılması için çalışmaların devam ettiğini ifade ediyor. Gülistan Doku’nun kayboluşuna ilişkin sır perdesinin aralanıp aralanmayacağı ise ilerleyen süreçte netlik kazanacak.

Hakkında Editör

Taraf Olmayan Habercilik Yapan Aybüke Türk Haber, dünyadaki bütün Türklerin gür sesi ve onların kulağı olacaktır. Habere Bozkurtça bakan ve değerlendiren Aybüke Türk Haber mazlumların da temsilcisi olmayı hedeflemiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Orta Doğu’da gerilim tırmanıyor: Yeni savaş kapıda mı?

Orta Doğu’daki gerilim, ateşkes sürecine rağmen düşmek yerine daha da karmaşık bir hal almaya devam …

Bir yanıt yazın