Cumhuriyet Halk Partisi’nde aylardır büyüyen siyasi ve hukuki kriz yeni bir aşamaya geçti. CHP’nin 138 milletvekilinden 111’i ortak açıklamayla partiyi olağanüstü kurultaya götürmek için tarihi bir çağrı yaptı.
Vekillerin yayımladığı metinde şu ifade dikkat çekti:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin iradesinin yeniden ve tartışmasız biçimde tecelli etmesi amacıyla Olağanüstü Kurultay’ın 12 Temmuz 2026 Pazar günü toplanması çağrısında bulunuyoruz.”
Bu açıklama yalnızca bir kurultay talebi değil; CHP’nin geleceğini belirleyecek büyük bir siyasi hesaplaşmanın başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
111 İMZA NE ANLAMA GELİYOR?
Siyaset kulislerinde en çok konuşulan konu rakamın kendisi.
111 milletvekilinin ortak metinde buluşması, parti grubunun yaklaşık yüzde 80’inin aynı siyasi pozisyonda birleştiğini gösteriyor.
Bu tablo, CHP tarihinde son yıllarda görülmüş en güçlü grup dayanışmalarından biri olarak yorumlanıyor.
Parti içi kaynaklara göre açıklama sadece bir destek bildirisi değil; delegelere ve örgütlere gönderilmiş güçlü bir “irade beyanı” niteliği taşıyor.
KRİZ NASIL BAŞLADI?
Süreç, CHP kurultaylarına ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının ardından derinleşti.
Karar sonrasında parti yönetiminin meşruiyeti, kurultay süreci ve genel başkanlık makamı etrafında yoğun tartışmalar başladı.
Özgür Özel’e yakın isimler yaşananları “siyasi müdahale” olarak tanımlarken, parti içinde yeni bir meşruiyet zemininin ancak seçimli olağanüstü kurultayla kurulabileceği görüşü ağırlık kazandı.
Bu nedenle son günlerde delegeler arasında olağanüstü kurultay için imza kampanyası hızlandı.
Ankara kulislerine göre gerekli imza sayısına ulaşıldı ve süreç halen büyüyerek devam ediyor.
EN KRİTİK DETAY: 25 TEMMUZ UYARISI
111 vekilin açıklamasında yer alan bir cümle dikkatlerden kaçmadı:
“Partimiz bugün aynı zamanda 25 Temmuz 2026 tarihine kadar bir kurultay yapmaması halinde seçimlere girememe riskiyle de karşı karşıyadır.”
Siyasi çevrelerde bu ifade, metnin en kritik bölümü olarak değerlendiriliyor.
Çünkü mesele artık yalnızca genel başkanlık yarışı değil.
Partinin hukuki statüsü, seçimlere katılım hakkı ve örgütsel bütünlüğü de tartışmanın merkezine yerleşmiş durumda.
Bu nedenle CHP içinde birçok isim yaşanan süreci “varoluş mücadelesi” olarak tanımlıyor.
27 VEKİL NEDEN İMZA ATMADI?
Siyaset kulislerinin en sıcak başlığı da bu.
111 vekil imza verirken 27 milletvekilinin ortak açıklamada yer almaması dikkat çekti.
Parti kaynaklarından gelen değerlendirmelere göre bazı isimler Kemal Kılıçdaroğlu çizgisine yakın durmayı tercih etti.
Bazı vekiller ise sürecin tamamen dışında kalmayı seçerek tarafsız pozisyon aldı.
Ancak Ankara’da konuşulan asıl konu şu:
İmza atmayanların sessizliği mi daha etkili olacak, yoksa 111 vekilin ortaya koyduğu ortak güç mü?
Şu an için siyasi tablo ikinci ihtimalin ağır bastığını gösteriyor.
SOSYAL MEDYA AYAĞA KALKTI
Açıklamanın ardından sosyal medya platformlarında “Kurultay”, “111 Vekil”, “CHP Delegesi”, “12 Temmuz” ve “Özgür Özel” başlıkları kısa sürede gündemin üst sıralarına yükseldi.
Binlerce paylaşım yapıldı.
Destek verenler bu çağrıyı “parti iradesinin yeniden inşası” olarak yorumladı.
Eleştirenler ise sürecin CHP içerisindeki bölünmeyi daha görünür hale getirdiğini savundu.
Ancak bütün tarafların birleştiği tek nokta şu:
CHP, son yılların en kritik dönemeçlerinden birine girmiş durumda.
12 TEMMUZ’DA NE OLACAK?
Siyasi gözlemcilere göre 12 Temmuz yalnızca bir kurultay tarihi değil.
O gün;
- CHP’nin liderlik yapısı yeniden şekillenebilir.
- Parti içi güç dengeleri değişebilir.
- Yeni Parti Meclisi oluşabilir.
- 2028 seçimlerine giden yolun haritası çizilebilir.
- Muhalefetin cumhurbaşkanlığı stratejisi yeniden yazılabilir.
Bu nedenle Ankara’da birçok siyasi aktör gözünü CHP’nin kurultay sürecine çevirmiş durumda.
ANKARA’NIN KONUŞTUĞU SORU
111 milletvekili ortak açıklamayla tarihi bir pozisyon aldı.
Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
12 Temmuz’da yalnızca bir kurultay mı yapılacak, yoksa CHP yeni bir döneme mi girecek?
Bu sorunun cevabı sadece CHP’nin değil, Türkiye siyasetinin önümüzdeki yıllarını da belirleyebilir.
Çünkü artık tartışılan konu bir parti içi yarışın çok ötesinde.
Tartışılan şey, Türkiye’nin en köklü siyasi hareketlerinden birinin geleceği.

Aybüke Türk Haber "Habere Bozkutça Bakış"